KELTLER ve AĞAÇ ASTROLOJİSİ

Keltler, hem antik hem de modern zamanlarda var olmuş bir halk olarak bilinmektedir. Günümüzde bu terim sıklıkla İskoçya, İrlanda, Britanya Adaları ve Fransa Bretonya’da yaşayan insanları, kültür ve dilleri ifade etmektedir.
Keltlerden ilk defa MÖ.2500 yıl önce metinlerde bahsedilmiştir. Ancak çoğu antik kaynaklar; Yunanlılar, Romalılar yani Kelt olmayanlar tarafından yazılmıştır. Bu da tarihi, dönemin kazananları yazdığı için, bize ulaşan bilgilerin Roma cephesinde görünen tarafı olmaktadır. Tüm bize ulaşan yazılı tarihi kayıtların dışına çıktığımızda ise bize ulaşan tarihi daha objektif olarak değerlendirmek mümkün olabilmektedir. Özellikle Hallstatt ile başlayan arkeolojik buluntular madalyonun diğer yüzünü bizlere anlatmaktadır. Keltler için ilk bahsedildiği dönemlerde “Galatlar” veya “Galyalılar” şeklinde Delphoi tapınağına saldıran barbarlar kitlesi olarak bahsediliyor. Sonrasında, Keltlerin, Avrupa kıtasında dağınık şekilde ve geniş bir alana yayılmış şekilde yaşam sürdüklerini biliyoruz. Ayrıca bu yaşam alandan çok uzaklara da gitmişler ve Anadolu, Uzakdoğu hatta Mısır Kraliçesi Kleopatra için paralı asker olarak hizmet etmişlerdir.
Zaman içinde, Milattan hemen sonra ise şu anda İskoçya, İngiltere, İrlanda çevresinde, kabile mantığı ile klanlar şeklinde yaşarken en önemli düşmanları Roma İmparatorluğu haline geliyor. MS. 43 yılında İmparator Cladius’la beraber düşmanlık gözle görülür, baskıcı bir hâle doğru dönüşüyor. Bu dönemde klanlardan birisinin başında eşi yeni ölmüş olan Kraliçe Boudicca mevcuttur. Bu durumu fırsat olarak gören Roma yönetimi, askerleri ile büyük bir kıyım, tecavüz, yağmaya girişirler. Halkının gözü önünde kırbaçlanan Kraliçe Boudicca, güç kaybedeceği yerde güçlenir ve bu olay sonrası ilk kez Kelt kabileleri MS. 61 de birleşirler. Britanya ve çevresinde Roma’ya karşı isyan başlar. Binlerce savaşçısı ve Boudicca, Roma askerleri ve işbirlikçileri için korkulan bir efsaneye dönüşürler. Boudicca savaşırken hayatını kaybetmiştir. Hâlen Kraliçe Boudicca Britanya ve çevresinde kurucu, birleştirici önemli bir figürdür. Kraliçe Boudicca Roma için öyle büyük bir korku ve nefret yaratmıştır ki, bu hayatlarının bir çok alanına nüfuz etmiştir. Örnek olarak, Kraliçe Boudicca yenilmesi üzerine bir çok sanat çalışmaları mevcuttur. Bunların çok önemli olanları arasından, bir tanesi de, ülkemizde bulunan Aphrodisias antik kentinin müzesi’nde bulunmaktadır.
Roma imparatorluğu, tüm gördükleri savunma ve nefrete karşın yaklaşık dört yüz yıl daha, bu coğrafyada kalmış, sonrasında büyük iktidar boşluğu bırakarak çekilmişlerdir. Sürekli dışarıdan demir yumruk ile yönetilen Keltler uzun dönemde, birbirleriyle rekabet ve iktidar kavgaları yaşamışlardır. Sonrasında daha özelleştirilmiş olarak kültürel ayrışma ve dönüşümleri yaşamak zorunda kalmışlardır.
Keltler, kendilerine özgü bir geçmişe ve bununla birlikte efsane, mitlere, inanışlara sahiptirler. Keltler bilginin taşınması konusunda “sözel” olarak taşınmasını ve kişiden kişiye liyakati esas olarak devredilmesini tercih etmişlerdir. Bu nedenle kendileri ile ilgili bilgi sahibi olmak zorlayıcı bir durumdur. Bu zorlayıcı durum örtük bilginin iletilmesinde önemli rolü olan Druidler ile ilgili olunca daha da zorlaşmaktadır. Keltlerin inanışları içinde önemli yer tutan Druidler, Kelt rahipleri olarak tanımlanırlar. Druid kelimesinin kökeni de “deru” kelimesinden geldiği düşünülmektedir, “sağlam,katı,sabit” olmak anlamına gelir. Druidler birçok Güneş Ay yıldızlar gibi tabiatın unsurlarını kutsal kabul eden ve meşe dağların zirvelerine hirlar hatta bazı bitkileri saygı gösteren politeistlerdir.
Druidler için, ateş önemli bir sembol sayılıyor ve güneş ise temizlenme ile ilişkiliydi. Druid takvimi; Ay, Güneş ve bitkisel döngülere göre işliyordu. Druidler aynı zamanda, rahiplik, hakimlik, doktorluk, öğretmenlik, şairlik, astrologluk ve büyücülük yapıyorlardı. Kendi geliştirdikleri dikey ve yatay kalem vuruşları harflerinden oluşan Ogan alfabesini ve gizli şifreleme tekniklerini kullanmışlardır. Ogan yazıdan çok sembolik bir dildir. Kelt öğretilerinde sembolizm önemli ve yaygın şekilde kullanılmıştır. Her bir işaret aynı zamanda bir ağaca ve hayvana da karşılık gelmektedir. Öğretileri aynı zamanda ezoterik bilgiler olduğu için sözel olma, liyakata göre olma, sembolizm ve şifreleme gibi yöntemlere sahiptir. Bilgileri tamamen içrek bilgilerdir ve hakedişe göredir.

KELT AĞAÇ ASTROLOJİSİ
Günümüzde eski İrlanda astrolojisi veya kelt astrolojisi olarakta adlandırılmaya başlanan Kelt astrolojisi, Druidlerin uyguladığı ve içeriği tam net olarak çözülememiş bir astroloji türüdür. Varolan metinlerin bir kısmı, Aziz Patrick’in döneminde yaktırılarak yok edilmiştir. 1946’da Robert Graves “the white goddess” (beyaz tanrıça) şiirsel mitlerin tarihini ve gramerini çözerken, beyaz tanrıça kültünün ve ritüellerinin içinde Kelt astrolojisini ve efsanelerini ele almıştır. Druidler, 13 ay içeren Ay takvimi kullanmışlardır ve kullandıkları zodyak, bu nedenle 13 bölüme ayırmışlardır. Yani kelt astrolojisi güneşin değil, ayın hareketlerine bağlıdır. Bu nedenle şu anda kullandığımız klasik tarz astrolojiden farklılıklar gösterir. Zodyak sembolleri de birçok kültürden farklı olarak ağaçlardan oluşur. Druid inancında; doğa ve doğa üstü güçlerin farkında olarak, aşkın olunabilir. Ağaçlara, üstün varlığı temsil eden güneş tarafından bazı özellikler ve belli ruhlar verilmiştir. Bu sayede de sonsuz bilgi ve beceriye sahip yaşayan varlıklar olmuşlardır. Yaşam döngüsünü ölümü ve yenilenmeyi ifade ederler. Bu inanç doğrultusunda Druidler, evreni de, kökleri toprağın derinliklerine, dalları göklerin yüksekliklerine uzanan bir ağaç olarak tasavvur etmişlerdir. Sembolik olarak ağaç; yeraltı dünyası, yer ve gök arasındaki bağlantıyı temsil etmektedir. Kelt sembolizmin de en önemli olarak meşe; gücü temsil etmektedir ve elma ağacı ise; ölümsüzlüğü sembolize eder.
Ağacın bir önemi de, üzerinde tanrıların habercileri olan kuşları barındırmasıdır. Kökleri ise geçmişe, yer altına doğru gider. Bu yüzden efsanelerinde, ölülerin ruhları, dağlar arasında ya da ağaçların gövdelerinde bulunurlar.
Druidler için kutsal olan bir bitkide ökse otu dur. Ökse otu aynı zamanda, ay sembolizmi ile ilişkilidir. Bu nedenle Druidlerin, meşe üzerindeki ökse otunu kesmek için kullandıkları orak Hilal şeklindeydi.
Druidler, diğer ezoterik topluluklardan farklı olarak aralarına kadınları da kabul ediyorlardı ve bunlar Druides adını alıyorlardı.Druides inisiyasyonlarının nasıl olduğu bilinmemekle beraber “Bilge kadın” şeklinde efsanelerde ortaya çıkan motife kaynaklık etmektedir.
Robert Graves tarafından incelenen, Ogham alfabesinde bulunan harf işaretleri, aynı zamanda bir ağaca ve bu ağaç işaretleri ise belli doğum tarihleri ile ilişkilendirilmiştir.

Ay takvimine göre kullanılan, 13 lü Kelt astrolojisi şu şekildedir;

Huş (24 Aralık – 20 Ocak)
Bu kişiler son derece hırslı ve kararlıdır. Hedefe yönelik çalışırlar ve başarılı olmaya ihtiyaç duyarlar. Güvenilir ve sadıktırlar. İlk iki hafta içerisinde doğan yeniay Huşları, çok daha tepkisel ve duygusal, içedönük olmaya eğimlidirler. Kendilerine çok güvendiklerinden, hedeflerini takip etmekte bazen gereğinden fazla ısrar ederler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Huşları ise amaçlarının tamamen farkında olan objektif vizyonerlerdir ve daha dışadönük olmaya meyillidirler. Ancak bunlar da ara sıra yaşadıkları “gerçeklikten kopuş” nedeniyle karar mekanizmalarının sekteye uğraması sorunuyla karşılaşabilirler.

Üvez (21 Ocak – 17 Şubat)
Güçlü insancıl ve spiritüel ilkelere bağlı, vizyoner bir zihne sahip,ilerlemeci ve idealist düşünürlerdir. Kısıtlamalara tahammül edemezler ve sürekli değişim getirmeye çalışırlar. Sıradanlığa dayanamazlar. Yenilikçi fikirleri her zaman toplumun geri kalanının aklına yatmayabilir. İlk iki hafta içerisinde doğan yeniay Üvezleri, büyük sosyal değişimleri sağlama kapasitesine sahipse de, genellikle uzun soluklu işlerde çabuk sıkılmaya yatkındırlar. Son iki hafta içerisinde doğan dolunay Üvezleri ise büyük bir etkileme gücüne sahiplerdir ama sağlayabileceklerinden fazlası için söz vermeye meyillidirler.

Dişbudak (18 Şubat – 17 Mart)
Karakterlerinde iki farklı yön barındıran bu insanlar, zaman zaman kolay incinebilen, sanat eğilimli kişiler, zaman zaman da pragmatik olurlar. Duyarlı ve sevgi doludurlar; bu da onların insanın yapı taşlarını kolay anlamalarını sağlar. Çevrelerindeki insanların çektiği acıyı dindirmekte oldukça yeteneklidirler. İlk iki hafta içerisinde doğan yeniay Dişbudakları duygusal ilişkiler söz konusu olduğu zaman tepkisel davranabilirler. Çekingen görünseler de, yüzeyin altında atik ve ani hareket edebilen bir insan gizlidir. Son iki hafta içerisinde doğan dolunay Dişbudakları ise olaylara yüce gönüllülükle, kendilerinden fedakarlık yaparak tepki verirler.

Kızılağaç (28 Mart -14 Nisan)
Güzel, maceracı, hareketli ve cesur olan bu kişiler aslında çok iyi birer müttefik de olsalar kendi savaşlarına yönelmeyi tercih ederler. Sanki sürekli huzursuz gibidirler ve amaçlarına ulaşmaya çalışırken birçok tehlikeye girip çıkabilir, şartları pek önemsemeden sadece ileri gitmeye uğraşırlar. İlk iki hafta içerisinde doğan yeni ay Kızılağaçları, son derece huzursuz ve kararsızdır. Bu nedenle arada bir yavaşlayıp hareketlerinin sonuçlarının ne olacağını düşünmeleri gerekir. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Kızılağaçları ise yaşama daha özgüvenli şekilde yaklaşır ve büyük bir ikna becerisine sahiptir ama o da çoğunlukla içten gelen büyük enerjiden yoksundur.

Söğüt (15 Nisan- 12 Mayıs)
Güçlü bir iradeye ve iyi bir hafızaya sahip, düşüncelerini kolaylıkla dile getirebilen insanlardır. Duygusaldırlar ve ruh halleri de hızlı biçimde değişir.Pratik insanlar oldukları için kolaylıkla mucit de olabilirler ama yaşamın gizemlerine de çekilip dururlar. İlk iki hafta içerisinde doğan yeniay Söğütlerinin ruh halleri, oldukça hızlı değiştiğinden, bir dakikaları bir dakikalarını tutmaz. Yine de, bir fırsat yakaladıkları zaman hızla hareket edip bunu değerlendirmesini bilirler. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Söğütleri ise her şeye çare bulan, her işin altından kalkan kişilerdir ve sıradışı bir hafızaya sahip olurlar.

Alıç (13 Mayıs- 9 Haziran)
Kolay, yaratıcı ve yenilikçi fikirler ile doludurlar. Oldukça yeteneklidirler ve birçok duruma da uyum sağlamasını bilirler. Sempatikliklerini kaybetmeden çevrelerindeki insanlara etkileri altına almayı bilirler. Eski Kelt ozanları ve rahiplerinin sahip olduğu özellikleri vardır ve bunlar sanat alanında da ortaya çıkarlar. İlk iki hafta içerisinde doğan yeniay Alıçları, tepkisel ve duyarlı çoğunlukla da kırılgandırlar. Bir hareket tarzı belirlediklerinde de kararlı kişilere dönüşürler. Son iki hafta içerisinde doğan dolunay Alıçları ise, yakın ikili ilişkilerde pek fazla kısıtlanmaya gelemeyen insanlardır.Her şeyi fark etmelerini ve incelemelerini sağlayan geniş bir bakış açısına sahiptirler.

Meşe (10 Haziran – 7 Temmuz)
Kararlı, coşkulu ve sorumluluk duygusuna sahip insanlardır. Kişisel çekimleri ve insanları etkileme becerileri sayesinde doğuştan liderdirler. Dirençle karşılaştıkları zaman kolay kolay gerilemezler. Ahlaki değerlere son derece önem yüklerler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeniay Meşeleri, finansal riskler almaya eğilimli olurlar. İyi birer lider olurlar ve açgözlülük ya da para hırsı gibi kavramları terk etmişlerdir. Son iki haftada doğan Dolunay Meşeleri ise finansal kayıp riskine daha az sahiptirler, yaratıcıdırlar ve kendilerinden bolca veren bonkör bir doğaya sahiptirler.

Çobanpüskülü (8 Temmuz – 4 Ağustos) Pratik, becerikli ve kuvvetli direnç karşısında bile değişmeyen bir karaktere sahiptirler. Temkinli ve mantıklıdırlar ama liderlik etmek yerine yardım etmeyi tercih ederler. Çevresindekileri destekler, onları korur ama aynı zamanda da sahiplenirler, “sözleri senettir” ilk iki hafta içerisinde doğanlar, hem finansal hem de duygusal destek sağlayarak sürekli başkalarının amaçlarına ulaşmasını yardım etmeye çalışırlar. Toplum örgütlerinin kurucuları olurlar. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise eleştiriye çok duyarlıdırlar ve hemen dış dünyadan çekilme eğilimine girerler.

Fındık (5 Ağustos – 1 Eylül)
Duyarlı, zeki ve mantıklı kişilerdir. Ayrıca planlama ve organizasyon yapma yetenekleri gelişmiştir. Canlı bir hayal gücüne sahiptirler ve idealist düşünürler oldukları söylenebilir. Sanatsal yönleri, pratik kullanım alanları da olan eserler yaratmalarını sağlar. İlk iki hafta içerisinde doğmuş olanlar, bilgi açlığı çekerler ve bu bilgiye ulaşmak için çalışırken, bazı şeyleri gereğinden fazla kurcalayabilirler. Son iki hafta içerisinde doğmuş olanlar ise dışa dönük, dürüstlüğe önem veren, kesin ilkelere sahip kişilerdir. Bildiklerini sık sık başkalarına aktarmaya eğilim gösterirler.

Asma (2 Eylül – 29 Eylül)
Otoriter ve yüksek standartları olan kişilerdir. Soğuk ve uzak görünseler de içlerinde duygulu, duyarlı, kolay kırılan romantikler vardır. Detayları iyi inceler ve estetikten de çok iyi anlarlar. Çift kişilik sergileyip, bir an çok neşeli hemen sonrasında ağlamaklı olmaları şaşırtıcı değildir. İlk iki hafta içerisinde doğan kişiler, hislerini kolayca ifade ederler ama yaşamın zorluklarını kabullenmekte güçlük çekerler. Yine de çevrelerine karşı son derece destekleyici yaklaşımları vardır. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise gereğinden fazla duyarlı olabilirler. Ancak kırıldıkları zaman affetmekte zorlanmazlar.

Sarmaşık (30 Eylül – 27Ekim)
Güçlü ve birçok yeteneğe sahip insanlardır. Kendi tarzlarına sahiptirler ve renkli kişilikleri vardır. Sosyal, çekici ve neşelidirler. İnsanları kızdırmaktan ve çatışmaktan özenli kaçınırlar. Kararsız olsalar da zayıf iradeli değillerdir ve zorluklara da çevrelerine bulaştırdıkları bir iyimserlik ile yaklaşırlar. İlk iki hafta içerisinde doğanlar sanat alanlarında radikal fikirlere sahip olabilirler. Diğer taraftan kararsızdırlar ve başarı dereceleri de sürekli değişkenlik gösterebilir. Son iki hafta içerisinde doğanlar ise birçok konuda son derece bonkördür ama iş maddiyata gelince temkini elden bırakmazlar. Gücü ellerinde tuttukları sürece son derece sert kişiler olabilirler.

Saz (28 Ekim – 24 Kasım)
Yaratıcı kişilerdir ve karmaşık sorunları bile kolayca detaylarıyla görürler. Çok iyi dostlar olabilirler ama çok da kıskanç olmaya eğilim gösterirler. Kıskanç damarları kontrol altında tutulursa çok iyi bir eş olurlar. Gücü tamamen ellerinde tutmak isterler ve iyi liderler olabilirler. İlk iki hafta içerisinde de, hem çok iyi dostlar hem de amansız düşmanlar olurlar. Ancak iki konumda da, karşılarındaki kişilerin saygısını kazanmayı bilirler. Son iki hafta içerisinde doğmuş olanlar ise toplum tarafından tanınmaya daha yakın olurlar ama onların da, sürekli tek bir konu üzerinde yoğunlaşamamak, daldan dala atlamak gibi bir sorunu olabilir.

Mürver (25 Kasım – 23 Aralık)
Yaşamları boyunca belirgin bir gelişme gösterirler. Genellikle miras gibi, bir yoldan daha, çocukların da bazı kazançlar sağlarlar. Bu onları bir parça savurgan olmaya itebilir. Çok meraklıdırlar ve öğrenmek istedikleri bilgiye ulaşmak için uzun mesafeleri açmaktan çekinmezler. İlk iki hafta içerisinde doğan Yeniay Mürveri, sözünü sakınmaz ve dışa dönüktür. Aynı zamanda haksızlığa ve yozlaşmaya karşı gelen etkileyici bir konuşmacıdır. Son iki hafta içerisinde doğan Dolunay Mürverleri ise vizyon sahibi kişilerdir. Kişilerle doğrudan karşı karşıya gelmek yerine arka planda çalışmayı tercih ederler.

Birsen SUNGURAY

Kaynaklar;
Ayşegül Savaş, Ders Notları
Ebru Bağçı, Astroloji ve Satın Alma Davranışları
Druidler, Erhan Altunay
Romayı Yaratan Sekiz Gün, Kraliçe Boudicca, Viasat History

Arketipler ve Burçlar

Merhabalar Dostlarım,
Carl Jung’dan bir alıntı ile başlayalım :)
“Modern bilim, Astroloji ile başlar. Eskiden, insanın psikolojik motivasyonlara göre hareket ettiğini değil, yıldızlarının kendisini yönlendirdiğini söylerlerdi (…) İlginç olan, astrolojik ve psikolojik gerçeklerin arasında merak uyandıran bir bağ bulunması ve kişinin de, belli bir zamanın karakteristik özelliklerini çıkarım yoluyla bulabilmesidir. Bu durumda, psikolojik motivasyonların, bir şekilde yıldız konumlanmalarıyla bağlantılı olduğu kabul etmek zorundayız. Bunu bir anda açık biçimde göstermek ve insanların gözlemlemesini sağlamak mümkün olmadığından, alışılmamış bir hipotez oluşturmamız gerekir. Bu hipotez, psişemizin dinamiklerinin yıldızların konumlanmalarıyla veya titreşimlerle alakalı olmadığını öne sürer. Burada önemli olan, zaman fenomenidir (…) Yıldızlar, insanlar tarafından, sadece zamanın işaretleri olarak kullanılmaktadırlar” (C.G. Jung, 1929)

“Arketip” kavramı Carl Jung ile gelen bir tanımdır. Önemli ve bir çok detay içermesine rağmen, bu kavramı “bir oluşun en saf, yalın, doğru, mükemmel hâli” şeklinde başlangıç yapabiliriz. Astroloji de burçlarda önemli olan Arketip kavramı ; yine aynı şekilde, saf, doğru, yalın, mükemmel işleyen bir tarzı işaret eder. Aynı zamanda burçlar için zaman içinde belli arketip karşılıkları oluşmuştur.

Burçlar konusu önemli olup, aynı zamanda maalesef en çok içi boşaltılmaya çalışılan konuların başında geliyor. Burçlar oniki takım yıldız ile ilgilidir ve yine oniki sayısı da burç arketiplerini işaret eder. Tarih ve kültürler içinde yerini her zaman korumuştur. Herakles’in oniki denemesi, Kral Arthur’un oniki şövalyesi, oniki havari ve oniki imam ile de burç enerjilerini çeşitli şekillerde karşımızda bulabiliriz.

Arketip içeriği için örnek vermek gerekirse; “kahraman” arketipi Koç Burcu ile ilişkili Arketip oluyor. Bu Arketipi en güzel anlatan kitapların başında Joseph Campbell ait “Kahramanın sonsuz yolculuğu”eseri mevcuttur.(ki kendisi de Koç Güneşine sahiptir) Ancak Koç Burcu sadece “kahraman” Arketipiden ibaret değildir. Örnek olarak; “savaşçı” “lider” “başlangıç” veya “girişimci” gibi çeşitli enerjileri içinde taşır. Arketip kavramı tam tersi yönünde çalışırsa “gölge benlik” çalışmış olur. Koç gölge benliği içinde ise; “öfkeli” “sabırsız” “enerjik” “yıkıcı” yönleri yüksektir. Gelişme ve sonuç odaklı değildir, sadece giriş odaklıdır. Sürekli “risk” alan “direkt, doğrudan” yönlere sahiptir, kendi arzu ve istekleri ön plandadır. Başkaları kavramına pek sahip değildir.

Şimdi bana gelip bir kişi “Ne olacak bu Koçların hali” dediği zaman, aslında bu sorunun çok fazla karşılığı yoktur. Çünkü sorduğu kavram bir “Arketip” durumdur. Kişi ise genellikle Güneş burcunu sorar aslında :) Yukarıdaki Koç burcu üzerinden vermeye çalıştığım örnek gibi; Güneş burcunun fıtratını gölgeye düşmeden yaşayabilirse ne mutlu :)
Ancak siz burcunuz değil, haritanız oluyorsunuz. Güneş Koç burcunda olsada, Merkür’ün burcu gibi düşünüp, Venüs’ünüz de bulunan burç gibi kişisel ilişkiler kurmak isteyeceksiniz. Parmak izi kadar eşsiz, evren içinde evrensiniz…
Bu bağlamda; Güneş burcunuz “var oluş” fıtratını yaşama adına önemlidir ancak doğum haritanız nerdeyse aynı önemde bir çok, hatta nerdeyse sonsuz bilgiyi de içinde bulundurur.

Sadece bunu hatırlatmak istedim :)

Halil Cibran ile bitirelim;
Doğru yol:
İnsanların çoğunun gittiği yol değildir, düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur.
Yolda vereceğin her molayı öz eleştiri durağında vermelisin.
Unutma, tövbe özeleştiridir.
Her molada yolda olup olmadığını, yürümen gereken menzil istikametinde yürüyüp yürümediğini kontrol etmen, pişman olmaman için elzemdir.Yön tayini sık sık gerekli olabilir.

“Haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir unutma…”

Sevgiyle kalın her daim

Birsen Sunguray

6 Ocak 2019 Oğlak Burcunda Güneş Tutulması

Merhabalar Dostlar,
6.1.2019 tarihinde Ankara saati ile 04.28 de Oğlak burcunda, 15 derecede Güneş tutulması gerçekleşecektir.

Güneş tutulması; Ay’ın, Dünya ve Güneş arasında bulunması ile oluşuyor. Güneş tutulması an haritası ile beraber 2. ev ve 8. ev aksını harekete geçiriyor.Bu aks ile beraber, maddi ve manevi değerler üzerinden değişimler oluşacaktır. Bu değişimler, para ve borsa hareketleri, bankacılık ve sigortacılık üzerinden çok önemli bir hale gelebilir. Ayrıca bu konu üzerine yurtdışı üzerinden etkileyen çeşitli gündemler olabilir.
Tutulma yöneticisi Satürn, aynı zamanda Ay ve güneş ile de kavuşuyor. Bu da daha Satürnyen, bir yeni ay veriyor bizlere… Genel olarak depresif, karamsar ancak Neptünle olan olumlu açılar dolayısıyla; hayallerimizde olanı somuta dökebileceğimiz etkileri barındırmaktadır.

Güneş tutulması ayrıca; Plüton ile birleştiği için maddi, manevi dönüşümler üzerinden kadersel etkilere sahiptir. Sahip olduklarımızın kıymetini bilip, en etkili şekilde kullanmamızın önemli olduğu bir zaman dilimindeyiz. Bu zaman dilimini, maceraları atılmadan, ayaklarımız sağlam zeminde ve dayanıklı bir tarzda aşabiliriz ancak…

Tutulma haritasında, yükselen Akrep burcunda ve yükselenle kavuşan Venüs yine maddi, manevi değerler vurgusu, kişisel ilişkiler ve bunlar üzerinden gerçekleşen çeşitli entrika ve dönen dolapların ayan beyan ortaya döküleceği bir gündeme işaret ediyor. Medyatik konular, ani ortaya dökülecek meseleler ile uzun bir süre ortalığı meşgul edebilecek şekilde görülmektedir.

Bu güneş tutulması için iki detayı önemli görüyorum. Bir tanesi tutulmanın Vega sabit yıldızı ile kavuşuyor olmasıdır. Sabit yıldızlar bizlere şartlı başarılar sunarlar, Vega sabit yıldızı da, mal,mülk, ün üzerinden başarı sunuyor ve şartı aç gözlü olmak/olmamak üzerinden çalışıyor. Bu bağlamda dikkat edilmesi gereken bir durumdur.

Tutulma açısından diğer önemli detay da; tutulmanın astreoid Amycus ile kavuşum yapmasıdır. Amycus, büyük, vahşi bir güce sahip bir kral iken; günler süren bir boks maçı sonrasında, Pollux’a yenilerek ölür. Bu da yine sembolizm açısından önemli görülmektedir.

Güneş tutulması ile Oğlak değerleri üzerine olumlama yapabilir dua edebilir ve girişimlerde bulunabilirsiniz. Oğlak burcu temsilinde; yönetim, statü, varlık değerlerinin etkili kullanımı, sabırlı olmak, zamanı doğru kullanmak, dayanıklı olmak, iyi organize olmak, adım adım ilerleyen tarzlar izlemek, zor günlerin insanı olabilmek gibi özellikler ön plana çıkar ve hayatınızda bu konularda geliştirmek istediğiniz erdemler adına göksel fırsatlara sahipsiniz.

Bu dönemde; kemik, iskelet sistemi, dişler ile ilgili konular önemli hale gelebilir ve bu konulara eğilmeniz gerekebilir. Uzun süreli kronik hastalıklar açısından yine önemli bir dönem olduğunu da hatırlatmak istiyorum.
Son olarak, yaşlılar ve otorite figürleri açısından yoğunluk yaşanabilecek durumlar olabilir.

En doğru ve en güzel şekilde, tutulma etkilerini yaşayabilmek umuduyla :)

Sevgiyle kalın

Birsen SUNGURAY

22.12.2018 Yengeç Dolunayı

Merhabalar Dostlar,

Yarın 22 Aralık 2018 saat 20.49 da, Yengeç burcunda; sıfır derecede güneş ve ay karşıtlığı sonucu dolunay gerçekleşecektir. Yengeç temalarının yükseldiği bir tamamlanma döneminde olacağız.

Dolunay’ın 11. Evde oluşması 11. ve 5. ev aksını hareketli hale getirecektir ayrıca 12. ev çizgisine yakın olduğu için özellikle “kadın” vurgusu üzerinden ve aile, vatan değerleri açısından gündem yaratabilir. Bu aks ile geniş kitleleri, büyük umutları, risk aldığımız durumları hareket ettirir. Ancak 12. ev görünümü kolektif olarak beraber hareket ettiğimiz  ve halihazırda yaptığımız, sonlanmalara işaret veriyor. Ay ve güneş karşıtlığının dolunay haritasında 8.evde balık burcunda bulunan Mars ve Chiron kavuşumu ile t kare yapıyor olması; şiddet, taciz, eril güç içeren durumlar ve kayıp, mağduriyet, askeri hareketlilik üzerine sıkıntı yaratan konulara işaret ediyor ve yine balık burcunda 8. evde olan Neptün; Jüpiter, Merkür ve Antares kavuşumuna kare yaparak özellikle gençlerin bulunduğu mekanlar, eğlence yerleri, turizm içerikli mekanlar adına gergin ve sıkıntı yaratan durumlara işaret ediyor.

Harita yükseleni; Aslan burcunda olduğu için ses, sahne sanatçısı ve önemli isimlerin, ön plana çıkan hikayeleri ve belki de kayıpları muhtemel durumlar arasındadır. Aslan yükselen gereği, egosal sorunlar, baskın karakterler ile ilgili sorunlarda oluşabilir.

Dolunay haritası genelinde; element dengesi açısından hava elementinde gezegen olmadığını görüyoruz. Bu da bizi; zihinsel olarak yoran güçsüz düşüren bir ortam yaratıyor. Bu eksikliği tamamlamak adına; elektrik mavisi, zümrüt yeşili ve sarı renkli kıyafet ve eşya kullanmayı tercih edebiliriz.Göksel yerleşim desteklemediği için entellektüel konularda zorlanıyor olabiliriz. Bunun için sanat ve müzik gibi eğlendiren, dinlendiren konular bize destek olabilir. Ayrıca tabii ki; açık havada dolaşmak yine zihinsel alanımıza destekler.

Dolunayın yengeç burcunda olması ile sağlık konularında; iskelet sistemimiz, kemiklerimiz ve yine kadınlar, göğüs vurgusu içeriği dolayısıyla yapılması gereken kontroller varsa dolunay sonrası başlanarak yapılabilir. Antares yıldızı haritada Merkür kavuşumu gereği aktif çalışıyor bu nedenle kibir, abartıdan kaçınmak, kalple ilgili konularda hassasiyet verebileceği için sorunları ertelememek iyi olabilir.

Yılın son dolunayı olması dolayısıyla; kapatılması gereken defterler, bitirilmesi gereken hesaplar olabilir. Bu bağlamda kurtulmak, bırakmak istediğimiz konular için yoğunlaşıp duygusal, zihinsel zeminde kendinizi hazırlayıp sonrasında eyleme geçebilirsiniz. Başta iş, aile dengemiz açısından göksel gereken destekler bizimle beraberler :)

Tüm bitişler, en güzel başlangıçlara sebep olsun :)

Yeni yılınız kutlu, mutlu olsun :)

Sevgiyle kalın

Birsen SUNGURAY

7.12.2018 Yay Yeniayı

Merhabalar Dostlar,
7.12.2018 sabah saat 10:20 de 15 derece Yay burcunda yeniay doğacaktır. Yeniay yönetici gezegeni Jüpiter, kendi burcu olan Yay’da ve güçlü bir konumda olmasına rağmen; Neptün ve Mars kavuşumu ile olan karesi nedeniyle yeni başlangıçlar adına, sadece hayal kırıklığı vaat ediyor. Bu nedenle şu dönemde girişimlerimiz adına, iyimser olsak bile sonuç alma konusunda sorunlar yaşayabileceğimizi aklınızın bir kenarında tutmak iyi olabilir.

Yeniay Yay burcunda gerçekleşeceği için eğitimler,toplantılar, yabancı dil konuları, göçmenlik konusu, seyahatler, üniversiteler ve yüksek idari yargı adına önemli gelişmeler beklenebilir.

Yeniay yükseleni, Oğlak burcunda gerçekleşiyor. Yükselen yöneticisi Satürn, yine kendi burcunda ve bu nedenle yine güçlü aynı zamanda 12. evde olduğu için kadersel denemeler verebilir. Özellikle gizli düşmanlar üzerinden çeşitli konular, bireysel ve kolektif olarak ön plana taşınacaktır. Hastane ve hapishane gibi kapalı bazı devlet kurumları ile ilgili konular önemli hale gelebilir. Ayrıca; Güney ay düğümü burada olduğu için yine şu dönemlerde maddi ve manevi borçlu olduğumuz veya bize borcu olanlar hayatımıza girebilirler açık uçları kapatmak açısından elimizden gelen iyi niyeti göstermek fena olmaz… Tabii ki; her zaman olduğu gibi denge ve hakkaniyet önemlidir. Kendimize ve çevremize orta yolu bulmak gerekiyor.

Yükselen çizgisi ile kavuşumda olan Plüton güç kullanımı ve dayatmacılık üzerine kendimizi baskı altında hissedeceğimizin işaretini veriyor. Yakın dönemde çıkabilecek bazı resmi prosedür, kanunlar üzerinden değişiklikler gerçekleşebilir.

Yeniay, umutlar ve beklentiler evi de denilen 11. evde doğuyor ancak harita geneli ve Ankara üzerinden çıkardığım haritada kıstırılmış burç olarak kaldığından enerjisini çok iyi yansıtamıyor. Bu bağlamda Yay burcunda olan coşkulu enerjiyi çok fazla hissedemiyoruz maalesef…

Sevgi ve güzellikler diliyorum

  1. Birsen SUNGURAY

Okumuş bir işçi soruyor

Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim?
Kitaplar yalnız kralların adını yazar.
Yoksa kayaları taşıyan krallar mı?
Bir de Babil varmış boyuna yıkılan,
kim yapmış Babil’i her seferinde?
Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar
altınlar içinde yüzen Lima’nın?
Ne oldular dersin duvarcılar Çin Seddi bitince?
Yüce Roma’da zafer anıtları dikenler?
Sezar kimleri yendi de kazandı bu zaferleri?
Yok muydu saraylardan başka oturacak yer
dillere destan olmuş koca Bizans’ta?
Atlantis’te, o masallar ülkesinde bile,
boğulurken insanlar uluyan denizde bir gece yarısı,
bağırıp imdat istedilerdi kölelerinden.

Hindistan’ı nasıl aldıydı tüysüz İskender?
Tek başına mı aldıydı orayı?
Nasıl yendiydi Galyalıları Sezar?
Bir ahçı olsun yok muydu yanında onun?
İspanyalı Filip ağladı derler,
batınca tekmil filosu.
Ondan başkası acaba ağlamadı mı?
Yedi Yıl Savaşı’nı İkinci Frederik kazanmış ha?
Yok muydu ondan başka kazanan?

Kitapların her sayfasında bir zafer yazılı.
Ama pişiren kimler zafer aşını?
Her adımda fırt demiş fırlamış bir büyük adam.
Ama ödeyen kimler harcanan paraları?

İşte bir sürü olay sana
ve bir sürü soru.

Bertolt Brecht

Gezegenler, Günler ve Taşlar

Merhabalar Dostlarım,
Gezegenlerin, taşlar ve günlerle olan sıkı bağları mevcuttur. Gezegenlerin bu yönüyle genel olarak okült astroloji ilgilenir. Çünkü kullandığımız taşlar ve bunların kullanım zamanı, hayatımızda gezegenlerin ifade ettiği değişiklikleri var ederler. Bu değişikliklerin ana kaynağı karakteristik olarak “titreşim” özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Titreşim yada rezonans da denilen konu hayatımızda önemli olup, aslında geçmişi kadim bilgilere dayanan önemli bir bilgelik içermektedir. Bu bağlamda; Hermes’den günümüze ulaşan “kybalion” yasalarını incelemek, konunun derinliklerine ulaşmak isteyenler için yol gösterici olabilir. Titreşim yasası, yedi kybalion yasası arasında geçer.
Gezegenlerin bağlantılı olduğu taşlar ve günler şu şekildedir; önce Güneş :)

Ayrıca günlerin Fransızca isimlerini de ekledim. Bu şekilde tüm dil ve uygarlığı etkilediğini görebilmeniz adına :) Yazı sonunda ise bonus olarak The Cure’den “Friday İ’m in love” var. İngilizce’de bulunan Cuma günü ismini Tanrıça Freya’dan almıştır.

Güneşin günü tabii ki; (Dimache) Pazar günüdür. Güneş enerjisi için taş yerine altın kullanılabilir. Ancak buna pek gerek olmaz.
Ay ; (Lundi) Pazartesi günü ile alakalıdır ve taşı ise aytaşı ya da İnci olabilir.
Mars;(Mardi) salı günü ile alakalıdır ve taşı kırmızı mercandır. Taşımadan önce çok iyi düşünülmelidir, çünkü marsın sembolize ettiği konuları açığa çıkarır.
Merkür; (Mercredi) çarşamba günü ile alakalıdır ve taşı Zümrüt’tür. Ayrıca Yeşim’de kullanabilirsiniz. Burada Merkür için arketip olan Hermes’i ve yazdığı “zümrüt tableti” hatırlayabiliriz. Hermes’i aynı zamanda Hz. İdris olarak da biliyoruz.
Jüpiter; (Jeudi) Perşembe günü ile alakalıdır ve taşı Sarı Safir oluyor. Jüpiter’in temsil ettiği konuları aktivite etmek için belli bir düzen içinde kullanılabilir.
Venüs; (Vendredi) Cuma günü ile alakalıdır. Taşı, elmas (yani Afrodit gibi bir Tanrıça ucuz bir şey kullanmak istemez tabii ki) ve pembe kuvars oluyor. Genel olarak ülkemizde en önemli sorunlar; sevgi, para ve kişisel ilişkiler alanında olduğu için çok kullanılmaktadır.
Satürn; (Samedi) Cumartesi günü ile alakalıdır. Taşı ise mavi safir yada ametist kullanılabilir. Satürn sert imtihanları ile bilinen bir hoca olduğu için, bu taşların kullanımı üzerine ciddiyetle düşündükten sonra taşınması gerekiyor.
Taşların taşınması amacıyla belli bir zaman belirlenmesi gerekmektedir. Bu zaman ve taşıması gereken taş, kişinin hayat deneyimleri ve astrolojik haritası ile karar verilebilir.

Sevgi ve güzellikler diliyorum

Birsen SUNGURAY

 

AYDINLANMA 23.11

Merhabalar Dostlarım,
23 Kasım 2018 tarihinde, sabah saat 8.40’ta Ay ve Güneş karşı karşıya gelerek İkizler burcunda dolunay oluşturuyor. Ankara üzerinden bakabileceğimiz dolunay haritası oldukça sert etkiler içermektedir. Dolunay 0 derecede İkizler burcunda gerçekleşecektir hem ilk derecelerde olması hem de değişken burçlarda oluşacağı için etkilerini hızlı bir şekilde gözleyebileceğiz. İletişimi yoğun, seyahatlerin çok olduğu, zihinsel olayların ve medya, gazetecilik konularının yükseldiği etkiler oluşturacaktır.

Dolunayda harita yöneticisi olan Merkür, yükselen çizgisi ile kavuşumda olduğu için bu etkileri üst düzeyde, katmerli hissedeceğiz. Harita yükseleni Yay burcunda olduğundan ve Merkür burada; zararlı olduğu bir konumda, ayrıca retro olması sebebiyle etkilerini daha çok gölge şekilde çalıştıracaktır. Özellikle; iletişim, ulaşım, medya, gazetecilik, yazarlık, üniversiteler ve uluslararası alanda sıkıntılı olabilecek bir gündem önümüze gelebilir.

Dolunay haritasında, önemli bir nokta; Merkür’ün, yay burcunda 10 derecede olması sebebiyle Antares sabit yıldızı ile de kavuşumda bulunmasıdır. Antares, Perslerin “kraliyet yıldızı” olarak kabul ettiği dört yıldız’dan, bir tanesidir ve batının koruyucusu olarak da kabul edilir. Son derece güçlü ve kadersel etkilere sahiptir. Konumu itibariyle, Merkür’le kavuşurken, özellikle abartıdan ve kibirden kaçınmak gerekiyor. Yine Antares olumsuz kullanımında; “kalp” ile ilgili rahatsızlıklarda görülebilmektedir. Bu konuda, sorun hissettiğimiz de, atlamamak iyi olabilir. Merkür’ün, Balık burcunda olan Mars ile karesi olduğu için “dil belası” sebepli kayıplar oluşabilir. Bu nedenle özenli olmakta ve düşünerek konuşmakta, yazmakta fayda görüyorum ayrıca yine bu açıdan ötürü; inanç içerikli şiddet ve askeri hareketlilik üzerine kayıplar ile ilgili işaretler mevcuttur. Mars dolunay an haritasında, Güneş ve Jüpiter kavuşumlu, ay karşıtlığında T kare yaptığından; öfke, gereksiz agresyon, eril şiddet, askeri konular üzerine olumsuzlukları artırabilir. Bu bağlamda dikkatli olmak, işaretleri görmek iyi olabilir.

Dolunay ile kurtulmak istediğimiz, hayatımıza hizmet etmeyen konular üzerine harekete geçirebiliriz. Bu konular içerik olarak; konuşmak, yazmak, öğrenmek, kendimizi ifade etmek, düşüncelerimiz, hayat felsefemiz, alım-satım konuları, seyahat, yabancı dil öğrenme, eğitimler, toplantılar üzerine olabilirler.
Bu başlıklar dahilinde; hayatımıza katkılarını, artı ve eksilerini tekrar gözden geçirmek, düzenlemek, eklemek veya çıkarmak için uygun zamanlama içindeyiz.

Gökyüzü, bizlere dolunay ile neyi doğru yapıp yapmadığımız üzerine görebilme fırsatı sunuyor. Bizlerin tek yapmamız gereken, bu fırsatı objektif bakış açısıyla kullanmamızdır.

Sevgi ile kalın, güzelliklerle buluşun…

Birsen SUNGURAY

KÜLLERİNDEN DOĞMAK 7.11

  • “Bazıları ışığın, bazıları gölgelerin peşine düştü” T.S.Elliot
  • Merhabalar Dostlarım,7 Kasım 2018 ve akşam saatleri 19;05 itibariyle Akrep burcunda yeniay oluşuyor. Her yeniay ile ihtiyacımız olan yeni enerji doğar. Bu kez yeniay haritasında son derecelerde olan gezegenler dolayısıyla, yeniay haritası aynı zamanda bir çok bitişleri bünyesinde barındırıyor.
    Tam olarak aslında bir geçiş dönemi içindeyiz. Bu sebeple yeniay haritasını, bir an haritası olarak değil, başlangıç ve bitişler ekseninde görüp, elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım.
    Yeniay 6. Evde Akrep’te 15. derecede doğmaktadır.Bu yerleşimle 6 ve 12. Ev aksını harekete geçirmektedir. Bu aks özellikle çalışanları, sağlık konularını, hastane, hapishane, evcil hayvanlar ve gizli düşmanları işaret etmektedir. Burç özellikleri itibariyle; Spekülasyonlar, banka,para, maddi, manevi değerler, cinsellik, yeme, içme konularını besliyor, büyütüyor. Yeniay’ın Zuben Elgenubi sabit yıldızı ile kavuşumda olması kamuoyu yoğunluğu ve sosyal anlamda yeni değişiklikler geleceğini gösteriyor. Yeniay yöneticisi Kova’nın 25. Derecesinde olan Mars 10.evde bulunmaktadır. Askeri konuların, eril konuların, şiddet ve isyan içeren konuların yeniay ile büyüyebileceğini gösteriyor. Mars’ın yine Venüs ve Ceres kavuşumuna üçgen açı yapması ve Retro Uranüs karşıtlığı geçmişten gelen, ucu açık kişisel ilişki ve hukuksal girişimlerin bitirilme olasılığını gösteriyor. “Gordion’da kördüğüm” hikayesi şeklinde çözümler yani…Yeniay haritasının yükseleni İkizler, böyle olunca iletişimi bol ve hareketli bir aya başlıyoruz. Şu an yükselen yöneticisi Merkür, karşıt burcu olan Yay transitinde olduğundan zararlı çalışıyor.Bu ay; çok konuşan ama hiçbir şey söylemeyenler, söz verip, yapmayanlar, mütemadiyen trollemeye çalışanlar, sürekli akıl verip, kendi uygulamayanlar, en kötüsü ısrarla kendi fikirlerini dayatmaya çalışanlar hayatımızda olabilirler. Şaşırmayın, sadece gülümseyin. Merkür, bu konum itibariyle uluslar arası alanda, gazetecilik, medya konusunda bol ve gerçek olan, olmayan haberler üretebilir, izlemci olup, her söylenene inanmamak mantıklı olabilir.
    Jüpiter 29 derece Akrep’te ve kendini en iyi ifade edeceği Yay burcuna geçmeye hazırlanıyor. Jüpiter bu transit ile iyicil özelliklerini daha fazla gösterme fırsatı sunacaktır. Tabii bizlerde; davete icabet edersek… Önümüzdeki bir yıl felsefe, tasavvuf, üniversiteler, dini konularda büyük bir genişleme ve ilgi oluşacaktır. Uluslar arası ilişkiler, sınırlar, yabancılar, mülteciler, yüksek yargı alanlarında gelişmeler oluşacaktır. Gölge yanları açısından bakarsak özellikle dini fanatizm başta olmak üzere fanatizm, rehavet, erteleme, dayatma tuzağına düşülmediği takdirde pozitif etkileri yüksek bir transit olacaktır.Ay düğümleri; zodyak haritasında bulunan, iki önemli matematiksel noktadır. Kuzey ay düğümü gitmemiz gereken yönü gösterir ve evrensel olarak desteklenen istikamettir. Güney ay düğümü ise tam tersi, geride bırakılması gerekeni işaret eder. Her burçta yaklaşık on sekiz ay kalır. Ay düğümleri 6 Kasım itibariyle Kuzey ay düğümü Yengeç’e ve Güney ay düğümü Oğlak’a geçti. Bu nedenle aile, vatan,beslenme, barınma, güvenlik konuları Mayıs 2020’e kadar gelişme gösteren istikamet olacak. Bu dönemde Kad Yengeç olduğu için kadın ve çocuk figürleri önemli hale gelecektir ve destek görecek şekilde gelişmeler olabilir. Ayrıca Türkiye haritası üzerinde yükselen yine Yengeç olduğu için kadersel olarak önemli bir döneme giriyoruz.
    Yeniay, Ay konakları açısından “zibana” konağında doğmakta olduğu için şifa gerektiren ihtiyaçlar, kötü ilişkileri onarmak isteyenler için bu konumda maddi manevi girişimlerin olumlu sonuçlar vereceği kabul görüyor. Bu bağlamda dua, niyet, olumlama açısından uygun fırsatları sunuyor.

    Yeniay ile Akrep burcu ruhuna uygun küllerimizden doğacağımız başlangıçlara adım atıyoruz.
    Güzellikler ile buluşun, sevgiyle kalın

    Birsen SUNGURAY

 

Medea; Ayarsız Tanrıça

Merhabalar Dostlar,

Yakın bir süre önce Cadılar Bayramını geçtik, hazır hafızalar da  tazeyken, Cadılık denince ilk akla gelen mitoloji kahramanını biraz hatırlayalım isterseniz …

Medea mitolojinin güçlü bir o kadar da korkutucu karakterleri arasındadır. Medea üzerine Euripides ve Seneca eserleri ile bilgi sahibi oluyoruz. Euripides eserinde Medea’yı oldukça sert  şekilde işlemiş olmasına rağmen Seneca’da biraz daha yumuşamış, duygularına söz geçiremeyen ihtiraslı, kıskanç bir kadına dönüşmüştür.

Medea, mitolojinin en gizemli, güçlü kadın figürleri arasında başı çeker. Medea, Kolchis Kralı Aietes’in kızıdır. Dedesi  olan Helios ise Güneş’in oğludur. Annesi ve halası Kirke’den Simya, bitkilerle şifacılığı öğrenmiştir. Mitoloji de kendisine “Jason  ve Argonautlar” hikayesinde ilk olarak rastlıyoruz. Mitolojinin bu hikayesi tam bir Mars sembolizmi gösterir. Şöyleki;  “Altın Post” peşinden giden Jason Mars yönetiminde olan Koç semboliklerini, denemelerini yaşarken; yine Mars yönetiminde olan Akrep semboliklerini, denemelerini yaşamak Medea’ya düşer.

Jason; İolkos Kralının oğludur ancak tahtı amcası tarafından elinden alınmıştır. Amcası Pelias, eğer “Altın Post”u bulup getirirse, tahtı tekrar geri vereceğini vaad eder. Bu hikayede bahsedilen “Altın Post” konusuna bir antiparantez açmak istiyorum. Eğer Şeb-i Aruz törenlerine gitmişseniz burada yine “post”  serilmesi ile ilgili bir bölüm vardır. Bu törenlerde Post; makam kavramını içermektedir. Şeb-i Aruz da “kırmızı post” olarak geçer. (Ki Kırmızı yine Mars rengidir) Altın kavramı veya Simya mitlerde insanın, insanı kamile dönüşümünü ifade eder. Jason, sonunu düşünen kahraman olamayacağı için,  Kolchis’e  gitmeye ve altın postu getirmeye karar verir. Hazırlıklara başlayan Jason, çevresine oldukça iyi bir ekip toplar. Herakles, Castor ve Pollux, Orfeus ilk akla gelenler olmak üzere neredeyse mitolojinin tüm kahramanları yanında yer alırlar. Toplamda ellibeş kişidirler. Gemilerini ise Argos Usta yapar. Geminin ismini hızlı anlamına gelen “Argo” koyarlar. Tanrıça Athena ise Argo gemisine dümen hediye eder. Bir çok maceranın sonunda Kolchis’e ulaşan Jason ve Argonautlar savaşmayı düşünürken oldukça iyi karşılanırlar. Kolchis Kralı Aietes savaşmak yerine Jason’a bir çok mümkünatı olmayan denemeler verir. Örnek vermek gerekirse; bir ejderhanın dişlerini söküp tarlalara ekerek yenilmez savaşçılar yaratmak gibi bir çok  denemeyi başarır. Tabii ki bu başarılar büyücü Prenses Medea’nın yardımıyla gerçekleşmektedir. Bu yardımlar karşılığında Jason, Medea’ya evlenme sözü verir. Ancak Kral Aietes ne Medea’nın evlenmesini ne de Altın Postu teslim etmeyi kabul etmez. Altın Postu çalan Jason, Medea ile kaçarlar. Yolda gemileri yakalanma tehlikesi geçirince kardeşi Apsyrtos’u keserek parçalarını kesip denize atar. Bu şekilde Kolchis’ten kaçabilirler. İolkos’a dönerken Büyücü Kirke’ye uğrarlar. Kirke, Medea’yı öldürme suçundan arındırır. Ancak Jason’a  güvenmez ve her hangi bir konuda yardımcı olmaz.

Jason, İolkos’a  Altın Post ile gitmesine rağmen amcası tahtı geri vermez. Burada Medea korkunç bir tiyatro hazırlar. Kaynar bir kazana atarak koçları, kuzuya  çevirebildiğini gösterir. Pelias’ın kızları da bunu babaları için yapmak isterler. Tabii ki Kral Pelias bu oyun sonucunda ölür. Bu korkuç tiyaro ise Jason ve Medea’a istedikleri gücü yine vermez. Tahta Pelias’ın oğulları geçer ve İolkos’tan sürgün edilirler. Son olarak Korinthos’a sığınan ikili Kral Kreon tarafından iyi karşılanırlar. Ancak artık iki çocukları olmuş ve Jason, Medea’dan sıkılmıştır. Bu nedenle,Kral Kreon’ın kızı Kreuse ile evlenmeye karar verir. Medea, bu gelişmeler üzerine Kreuse’ya onu giyince yakan bir elbise göndererek öldürür. Daha sonra ise Jason’dan olan iki oğlunu öldürür. Babalarına ölülerini gösterdikten sonra Kolchis’e geri döner.

Medea mitolojik hikayesi ile; ilaçların, zehirlerin ve büyünün Tanrıçasıdır. Güç peşinde gezerken aslında gerçek gücü içinde barındırır. Krallara yaptığı aksiyonlarla, dalaverelerle  hükmeder. Ölüm, kalım, var etme gibi çok önemli konularda büyük bir yeteneği barındırır. Duyguları ise sınırsızdır. Sevgisi, tutkusu, kıskançlığı, öfkesi, nefreti için herhangi bir sınır anlayışı yoktur. Medea  ilaç yada zehir hazırlarken doğru dozu buluyor olabilir ama bunu duygularında bir türlü  yapamaz…

Sembolleri arasında Colchium çiçeği vardır. Ülkemizde bu çiçek “var git”çiçeği olarak da bilinir. Sonbahar sonunda açan çiçek, kışın gelişinin de habercisidir.

Paracelsus’dan bir alıntı ile bitirelim “ Her madde zehirdir, zehir olmayan hiçbir şey yoktur. Ancak zehirle, ilacı ayıran dozudur”

Sevgiler (Uygun dozda tabii)

Birsen SUNGURAY

 

Boğa Dolunayı 24.10.2018

Merhabalar Dostlar,
24 Ekim 2018 saat 19;45 de Boğa Burcu’nda birinci derecede dolunay oluşuyor. Ankara üzerinden yorum yapabilecek haritada Ay ve Uranüs kavuşum yaparken karşıtlığında Güneş ve harita yöneticisi Venüs Akrep’te kavuşum yapıyor. Dolunay aks olarak 12. evde ve kıstırılmış burç şeklinde karşıtlığı 6. ev yine kıstırılmış burç şeklindedir. Bu evlerde sağlık, gizli düşmanlık, bilinçaltı konusunda hareket oluşturabilir. Ancak daha önce belirttiğim üzere dolunay açığa çıkarma etkisi, kıstırılmış evlerde olduğu için ortaya çıkan tüm konular bizi manüple etmeye yönelik çalışabilir. Bu bağlamda edindiğimiz tüm bilgilere şüpheli yaklaşım mantıklı olabilir.
Yine bu dönemde apaçık görüneni de adeta görmek istemeyen muhataplar sözkonusu olabilir. Gandhi’nin sözüyle açıklar isek “Uyuyan birini uyandırabilirsiniz ancak uyuma taklidi yapan birini uyandıramazsınız”
Dolunay’ın 12. evde olması ise uyku ve rüya görme konularını çoğaltabilir. Uranüs burda olduğu için bu rüyalar, gelecek adına öngörü içeren rüyalar olabilir. 6. Ev karşıtlığı sebebiyle, sağlık konusunda üreme organları, boyun, boğaz ve ifade etme üzerine hassasiyet oluşabilir. Yine sağlık açısından hem Akrep karşıtlığı, hem Safer ayında olmamız sebebiyle zehirlenme konusunda etkiler mevcuttur, bu bağlamda dikkatli olmak gerekiyor. Özellikle hayvansal gıdalar açısından çok daha dikkatli olmamız iyi olabilir. 6. Ev konuları arasında olduğu için evcil hayvanlar için yardımcı olmak, yine bizler için iyi olabilir. Bir kap su, bir kap mama sizden büyük bir kayıp olmaz ancak sokakta bulunan canlar için çok önemlidir.
Dolunay Boğa Burcu’nda beş duyu, maddi ve manevi değerler üzerinden çalışıyor. Boğa’da ilk derecede gezegeni olanlar ve yine sabit burçların ilk derecelerinde gezegeni olanlar için önemli değişiklikler getirebilir bu dolunay, tabii bireysel harita temel alınmalıdır. Dolunay ile Uranüs’ün kavuşumu Boğa Burcu’nda bir dönemin kapanışını yapıyor. Tüm yerleşik değerleri sorgulatıyor, artık işlemeyen sistemleri ayıklıyor (para, yönetim sistemleri başta olmak üzere hissediyoruz zaten) üst akıla ve topluma hizmet etmeyen bayağı, bahaneci, ayak oyunlarını birer birer yıkacağını önümüzdeki yıllarda göreceğiz. Bu sebeple anlamlar yüklediğiniz değerleri sorgulamak önemli olacaktır. Ne de olsa Uranüs yedi yıl burada ve önünde durabilecek herhangi bir güç sözkonusu olamaz.
Dolunay haritasında yükselen ikizler burcunda ve yükselen yöneticisi Merkür, Jüpiter ile kavuşuyor. Medya, gazeteciler, uluslararası konular, mahkemelerin ön plana taşınacağı bir zaman diliminde olacağız. Ancak yine ön planda yer alan ve arka planda olan arasında büyük farklar olabilir.
Dolunay haritası tam olarak bir dönemin bittiğini gösteren bir harita şeklinde bulunuyor. Jüpiter Akrep’te son derecelerde, Yay geçişi ile uluslararası, yabancılar, mülteciler, din, felsefe, üniversiteler şeklinde ana başlıkta bizleri büyümeye, sorgulamaya sevk edecektir. Yine yakın dönemde değişecek Ay düğünmleri bireysel ve kolektif anlamlar içeren kadersel değişikler getirecektir. Kuzey ay düğümü bir süredir Aslan’da olduğu için “bireysellik, teklik” destek görüyordu. Bu süreç sona eriyor ve kendimizi ne kadar yontabildiğimiz adına notları dağıtacak, sonrası ise Yengeç süreci temaları destekli hale geliyor.
Boğa Dolunayı ile; varolan değerlerimize şükretmeyi, akılcı ve etkili şekilde kullanmayı, ihtiyacı olanlar ile paylaşmayı, harcama,biriktirme alışkanlığı üzerine kendimizi tekrar değerlendirmeyi objektif olarak yapabiliriz. Boğa’nın en çok aradığı şeyin aslında maddiyat değil “Huzur” olduğunu ve yükselen Boğa enerjisi dolayısıyla herkes için geçerli olduğunu düşünüyorum. Bunun için hatırlamak belki güzel olabilir belki ; “Bu dünya biz doğmadan önce dönüyordu. Biz üzerinde olmasak bile dönmeye devam ediyor olacaktır. Bu yüzden merkeze koyduklarımız da buna göre olmalı”
Aramak için yola çıkana her zaman yeterince karanlık ve aydınlık vardır…

Sevgiyle kalın

Birsen SUNGURAY

Terazi Yeniayı 9/10/2018

Merhabalar Dostlarım,

9 Ekim 2018 sabahı 6,47 de Ankara saati ile Terazi Burcu ve 15. derecesinde Güneş ve Ay buluşuyor ve  Yeniay doğuyor. Yeniay ile aynı zamanda terazi’de bulunan Ceres kavuşuyor. Ceres terazi’de iken ve yeniayla kavuşurken; ilişkiler alanından, adalet, uyum, denge kavramlarıyla besleniriz. Daha doğrusu bu konuların bizi ne şeklinde beslediğini anlayıp, gereken duyarlılık, düşünsellik ve hareket içinde olmak gerekiyor. Yeniay haritası yükseleni yine Terazi Burcu’nda, bu nedenle Terazi’nin temsil ettiklerinin temel motivasyon kaynağımız olduğunu görmek ve doğaya olumlu şekilde uyumlu davranmak bizler için iyi olabilir. Yeniay haritasında Arap noktalarından “Şans noktası” yükselen ile birleşiyor. Bu nedenle Yeniay saati ile olumlama yapmak, Venüs mantra dinlemek için uygun saatler olacaktır. Ayrıca Terazi “biz” kavramı ile ilgili olduğundan, çoğulluk dolayısıyla, hem kendimiz, hem tüm sevdiklerimiz, içinde olduğumuz toplumun hayrı adına dua, niyet, dilekte bulunabiliriz.
Terazi yeniayı birinci evde doğacağı için ve öncü burç olması nedeniyle temsil ettikleri değerleri mutlaka bariz biçimde hissettirecektir. Birinci evde olması ile tek başına birer birey olabilmeyi ve bundan “biz” çıkarabilmeyi gösteriyor.

Haritanın yöneticisi Venüs’e gelince; Akrep’te ve Retro konumda, astreoid Persefone ile kavuşuyor.

Buda oldukça sıkıntılı durumları işaret etmektedir. Özellikle genç kız, kadın vurgusu üzerinden hoş olmayan konular ön plana taşınabilir. Harita genelinde zaten, Persefone öyküsü hâkim maalesef… Haritanın dibi olan Ic de Pluton yükselene kare yaparak, olumsuz gündem oluşturuyor ve zorlu dönüşümleri işaret ediyor. Harita yöneticisi Venüs’e kare yapan Mars ise Karaay ile kavuşarak, hem kadın hem eril değerler üzerinden şiddet içeriyor.
Venüs harita yöneticisi olmasına rağmen zararlı çalışan bir konumda, ikinci ev girişinde olduğu için ayrıca maddi ve manevi değerler açısından olumlu yanlarını ortaya çıkaramıyor görünümde…
Yeniay başlattığı dönem itibariyle ; anne, kız ilişkileri, cinsellik, adalet,hukuk,  mahkemeler, denge, uyum, diplomasi, para, bankacılık, cinsellik, tuhaf kadın erkek ilişkileri üzerine ön plana çıkan konular getirebilir.
Yeniay haritaları, yeni başlangıçlar içermesine rağmen bazen istediğimiz ölçülerde pozitif olamayabiliyor. Ancak her yeniay aynı zamanda ihtiyacımız olan bazı çekirdek özellikleri taşır ve bunların bizim insanoğlu olarak evrilmemiz ve bazen de elimine olmamız ile ilgili olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Başımıza gelen hiç bir şey tesadüf değildir. Zaten gerçek olan başımıza gelenler değil, bizim başımıza gelenlerle neler yapabildiğimizdir.
Sevgiyle kalın, güzelliklerle buluşun
Sakıncalı Astrolog
Birsen Sunguray

Kheper


Merhabalar,

Dostlar, Kardeşler, Romalılar, 

Aile içinde anlattığımız bir hikaye vardır. Sizlerle paylaşmak istiyorum  :)
Bir zamanlar, adamın biri yolda yürürken yerde yuvarlanan bok boceklerini görüyor. Sonra bir süre durup, onları inceliyor ve diyor ki; “Allah’ım şu tuhaf yaratıkları niye yarattın Yarabbim”
Günler günleri kovalıyor, adam gün oluyor çok çok hasta oluyor. Çevresinde onu gören herkes, daha önce tıpkı onun ki gibi hasta olan yakınlarından bahsediyor ve mutlaka ekliyorlar “Oda tıpkı senin gibi hastaydı, bok böceği yiyerek iyileşti”
Adam tabii kızıyor ama bir böyle, iki böyle sürekli her gelen aynı şekilde konuşuyor. En sonunda iyice kızıp, doktora gidiyor. Doktor ise hastalığı için tıp alanında bir çare olmadığını söyleyerek ekliyor “Sizin hastalığın bildiğim tek çaresi bok böceği yemek, siz bilirsiniz ama başka bilinen bir çare yok”
Adam en sonunda pes ediyor ve bok böceği yiyerek iyileşiyor. Bunun üzerine, bu kadar sıkıntılı günler sonrası tatille çıkmaya karar veriyor. Bir gemi yolculuğuna çıkıyor. Bir süre eğlenceli, güzel geçiyor ama sonradan hava çok kötü bozuyor. Gemi müthiş sallanıyor, battı batacak. Gemideki herkes dua ediyor, Allah’a yalvarıyor. Ancak bizim Adam’da tık yok, hiç oralı değil. Bu herkesin ilgisini çekiyor ve tabii kızıyorlar aynı zamanda… Soruyorlar niye dua etmiyorsun diye?
Şöyle cevap veriyor? “Fırtına biter, bitmez, gemi batar ya da batmaz, ben bilmem, kimseye karışmam, Allah’ın işine de hiç karışmam, bir kez karıştım yemediğim nane kalmadı”

Sevgiler

Birsen Sunguray

Koç Burcunda Dolunay

Merhabalar Dostlar,
25.09.2018 itibariyle sabah 5:51’de Koç Burcunda 1.59 derecede Dolunay oluşuyor. Dolunay her ne kadar tamamlanma verse de, Koç Burcunda olduğu için elimizde hâli hazırda bitmesi gereken projeleri ve yarım işlerimizi bitirerek yeni projelere yer açmak güzel olabilir. Koç daha çok başlangıçlar ile ilgili olduğundan yeni projeleri de gündeme alabilirsiniz. Dolunay yedinci evde gerçekleşecek olduğundan ayrıca Koç/Terazi hattı ruhu gereği ben/biz dengesi önümüze çok sık çıkacaktır. Bu bağlamda ilişkiler alanında Dolunay büyüteç etkisi ile bakabiliriz, ancak vereceğimiz her türlü karar Dolunay etkisi azaldıktan sonra olmalı. Basınç fazla olunca fevri olmak sözkonusu, sonra pişman olmayalım :)
Dolunay Chiron ile birleştiginden, içinde bulunduğumuz çeşitli ilişkiler yaralayıcı, kişilik çatışmalarına varan sorunlar yaşatabilir.
Dolunay’ın karşı aksı olan birinci evde Güneş, Merkür ve Ceres Terazi Burcu’nda kavuşuyor. Bu stelyum ile enerjilerimizi var oluş tanımı, zihinselliğimiz adına ilişkiler, adalet, denge konularına yüklediğimizi ve hatta bu alandan beslendiğimizi söyleyebilirim. Merkür yükselen yöneticisi ancak yanık konumda olduğu için çok etkili çalışamıyor ancak değişkenlerde oluşan yükselenler olayları hızlı tetikliyor. Dolunay aksı Satürn ve Vesta kavuşumu ile T kare yaptığı için bir nevi ateşini ocağımıza boşaltacak diyebiliriz. Dördüncü evde bulunan Vesta ve Satürn geleneksel değerleri, evimizi, ocağımızı temsil ediyor. Dolunay gerginliği ise genel enerjisini buraya boşaltıyor durumda…
Dolunayda harita yöneticisi Mars ikinci evdeki Venüs ve sekizinci evdeki Uranüs ile kare yaparak T apeksinde bulunuyor. Kova Burcunda bulunan Mars aynı zamanda Lilith ile de kavuşuyor. Maddi, manevi değerler, para, banka, ekonomik konularda ve ölüm, hayat konuları ön plana çıkarken (zaten uzun zamandır iki, sekiz aksı vurgulu, yersel olarak da bariz hissediyoruz) diğer taraftan gerilimli kadın, erkek ilişkileri, cinnete varan tahammülsüzlük, öfke, isyan halleri aktif olacaktır. Bu bağlamda irade gücü açısından deneme altında olduğumuzu unutmayalım, sağduyu her zaman en büyük dayanağımızdır.
Dolunay haritasında bir diğer önemli nokta; tüm kolektif gezegenlerin, Uranüs, Neptün ve Pluton’un Retro konumda olmasıdır. Bunun üzerine düşünmek iyi olabilir, retrolar da gezegenler enerjilerini içeri çalıştırırlar ve içsel büyüme hedefler, talep ederler. Bu büyüme bireysel olsa bile toplumsal hizmet yönüne sahiptir. Dolunay haritasında; Uranüs özgürleşme adına, Boğa’da olduğu için somut değerlerimiz, mal varlıklarımız için düşünme, sadeleşme bekliyor. Biz değişiklik yapmazsak zorla retro sonrası “buna ihtiyaç yok, şunu ne yapacaksın” şeklinde budayabilir. Balık Neptün ise; inançlarımız adına sorgulama, erime, çözülmeler veriyor. Pluton ise; Oğlak’ta, çalışma, somut değerleri yaratma ve tabii yönetme adına dönüşümler talep ediyor. Hepsinin Retro konumda olması “toplumsal düşünme molası” retrolardan çıkınca bu konularda ne içselleşme olduğu ve olgunluk test olacaktır.

“Neyiz ve nerelerdeyiz” bilemiyoruz şimdi, beraberce göreceğiz…

Sevgiyle kalın

Birsen Sunguray

İbn Arabî ve Ayna Metaforu

Savaşlar,  insan hareketleri gibi bir çok olay şu an içinde bulunduğumuz medeniyet adına ölüm ve vahşet içerse de unutmamak lazım ki; bu konuda yorumlarımız şu an yaşadığımız toplumsal seviye kadardır. Şu an içinde bulunduğumuz seviyeye ise insanoğlu aslında pek kolay gelmedi. Geçmiş yıllarda ülkeler için yaklaşık olarak iki seçim vardı; “fetheden” ve “fethedilen” olmak. Endülüs dönemi de yine böyle başlıyor; Endülüs 711 yılında Arap komutan Tarık Bin Ziyad tarafından fethedilmiştir. Gemileri ile Endülüs’e dayanan Tarık Bin Ziyad karaya ulaşınca gemilerini yaktırır ki, kimse geriye dönmeyi düşünmesin. Hala “gemileri yakmak” deyimini kullanıyoruz ve işte buradan gelmektedir. Tarık Bin Ziyad adını halen “Cebeli Tarık” boğazı için kullanmaktayız.

Endülüs tarihi 711-715 yılları arasında “fetihler dönemi” olarak adlandırılır. Bundan sonraki 41 yıl ise “valiler dönemi” olarak bilinir. Valiler döneminde Arap Müslümanlar dağınık biçimde yerleşmişlerdir. 756 yılında ise Endülüs Emevi Devleti  kurulmuştur. Burada Endülüslüler Doğu ve Batı arasında bir köprü oluşturmuş bunu sadece coğrafi anlamda değil, özellikle ilim anlamında gerçekleştirmişlerdir. Burada Batı’ya nakledilen kültür sadece dönemin Arap kültürü değil, Doğu’ya ait; İran,Türk,Berberi, Yahudilerin kültürlerini de taşıyan özelliktedir. Bu dönem de ayrıca antik dönem filozoflarından çevrilen eserler mevcuttur, bununla beraber Arapça olan eserlerde Latince’ye çevrilerek yüksek bir etkileşim ortamı oluşmuştur. Araplar 1492 yılında yılında İspanyol Kral Ferdinand ve Kraliçe İsabella’nın ordularının “reconquista” hareketi olarak bilinen Güney Avrupa’’nın yeniden İspanyollar tarafından alınması ile burada oluşan İslam medeniyeti sona ermiş oldu.

Endülüs’ü özel kılan şey ise;  döneminde Yahudi, Hristiyan, Müslüman üç farklı grubun beraber özgürlük ortamı ve bilim, düşünce, sanat adına rekabet ortamı bulmasıdır. Dünyanın bir çok bölgesinden Kurtuba, Gırnata, İşbiliye gibi şehirlere yerleşmek, burada ki düzen, temizlik, huzur ve özgürlük ortamında yaşamak  için gelenler olmuştur. Endülüs döneminde Ortaçağ’da Avrupa’da aydınlık olmuştur. Reconquista dönemi öncesi özellikle; İbn Rüşd, Musa B. Meymun, İbn Bace ve İbn Arabî bu düşünsel ortama katkıda bulunan önemli filozoflar olmuşlardır. Bu dönem filozofları Avrupa’da kendilerinden sonra gelecek Albert Magnus, Spinoza, Kant, Dante, Bacon gibi isimleri etkilemişler, dolayısıyla Avrupa’da oluşacak Rönesans ve Aydınlanma Çağı için gereken tohumları yerleştirmişlerdir.

İbn Arabî 1165 yılında Mürsiye İspanya’da doğmuştur. Sekiz yaşında iken İşbiliye’ye gelmiştir. Kendisi dönemin önemli, asker kökenli ailelerindendir. Küçük yaşlarda asker olmayı isterken zamanla görüşleri değişir ve sufizme döner. Henüz on altı, onyedi yaşında iken döneminin ünlü filozofu   İbn Rüşd ile tanışır. İbn Rüşd eserlerinde “akılcılık” konusunu her zaman ön plana taşımıştır. Karşılıklı konuşmasında ilmin sadece akılcılıkla değil, “ilham” ve “keşif” yoluyla edinilebileceğini de söyler. İbn Arabî bir çok  eseri rüya yoluyla ve uykudan hemen önceki yarı uyku denilen dönemde yazmıştır. Çok üretken bir yazar olan İbn Arabî döneminde sekiz yüz ve üzerinde eser verdiği düşünülmektedir. Bu eserlerin dört yüz, beş yüz kadarı günümüze gelmiştir. Eserleri sadece ülkemizde  değil, İngiltere, İskoçya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesi ve Amerika’da halen ilgi görmektedir. Bu ülkelerde adına dernekler mevcuttur, üniversitelerde adına kürsü olup, eserleri ile ilgili özellikle Oxford Üniversitesi rutin yıllık dergi çıkarmakta, konferanslar düzenlemektedir.

İbn Arabî hayatı boyunca bir çok ülke ve şehir gezmiştir. Anadolu’da ise bir çok şehirde uzun süreli bulunmuştur. Bunlardan Malatya on yıl kaldığı için özel bir yere sahiptir. Yine uzun dönem kalması ve öğrenci yetiştirmesi ile Konya özel bir yere sahiptir. Konya’da iken öğrencisi olan Sadreddin Konevi’den devam eden geleneği halen varlığını sürdürmektedir. Daha sonra Fatih Sultan Mehmet’e hocalık yapan Akşemsettin yine bu gelenekten gelmiştir. İbn Arabî Şam’da vefat etmiştir. Kendisi döneminde keskin görüşleri sebebiyle bazen “Şeyh-i  Ekber” (Şeyhlerin Şeyhi) veya bazen de “Şeyh-i Ekfer” (Kafirlerin Şeyhi) şeklinde kendisine zıt lakaplar verilmiştir. Bunun en önemli sebebi kendisinden önceki diğer Sufi/Filozoflara göre bildiklerini toplumsal gerekçelerden dolayı ifade konusunda kaçınmamasıdır. Öğretisinin en baş köşesinde “Vahdet-i Vücud” (Varlık Birliği) bulunmaktadır. Bu sebeple ağır eleştirilmiş, bazen bulunduğu şehirlerde din adamları tarafından hakkında fetvalarda çıkmıştır. Ancak Selçuklu  ve Eyyübi hanedanları tarafından saygıyla karşılanması ve zaman zaman yöneticilerine danışmanlık vermesi kurtarıcı bir durum olmuştur. Yine Şam’da hükümdar olan Muzaffereddin’in hocalığını yapması aynı şekilde kendini koruma açısından etkili konumlar olmuştur.

İbn Arabî eserleri konusunda oldukça dağınık ve sembollerle örülü bir dil kullanmıştır. Bunun çeşitli sebepleri arasında düşünce sistemine,  yazılı-sözlü ifadenin yetersiz kalması gösterilebilir. Diğer bir sebep  ise içrek konuların materyel bakış anlaşılmasının mümkün olmamasıdır. İbn Arabî eserlerinde bir çok sembol, metafor kullanmasına rağmen sık sık kullandığı semboller “Ayna, Harf, Işık” olmuştur.

İBN ARABÎ ve AYNA METAFORU

Ayna sembolü, genel ezoterik kullanımlarda gerçeklik, hakikat ve dual tarafında yalan, dalkavukluk, egosal kimlik sorunlarına işaret eder. İbn Arabî ise iki önemli eseri olan Fusüsul-Hikem ve Fütühatü’l-Mekkiye’de Tanrı-Alem ve Tanrı-İnsan ilişkisini açıklamıştır. İbn Arabî ayna sembolünü oluşturan unsurlar olan ayna, suret ve aynaya bakan kimsenin varoluş sahasındaki karşılıklarını izah etmektedir. Buna göre Tanrı;  aynaya bakan kişidir. Ayna, mümkünler; aynadaki suretler ise hissedilir alemdeki varlıklardır. Tanrı mümkünlük hazretine bakmakta, bu hazret kendi doğasına uygun biçimde Tanrı’yı veya vücudu yansıtmaktadır. Bütün aynalar karşısında aynı kişi bulunmasına rağmen, her bir ayna o kişiyi kendi özelliğine göre yansıtmaktadır. Alemdeki bütün varlıklardaki vücud tek bir hakikat olmakla beraber, her bir varlık vücudu kendi istidadına göre yansıtmaktadır.

İbn Arabî Fusüs’un en başında eserine şu temel önermelerle girer: “Hak, sayısız güzel isimleri bakımından emrin tümünü içeren –kuşatıcı bir varlıkta- isimlerini tek tek görmek ve o varlık vasıtasıyla kendi sırrının kendine görünmesini istedi. Varlık ile nitelenmiş olması sebebiyle –kendini görmek istedi- de denilebilir. Çünkü bir şeyin kendini kendisi vasıtasıyla görmesi, ayna gibi başka bir cisimde görmesine benzemez. Aynada kişi kendini, bakılan cismin yansıttığı surette görür. O yer olmadan ve kişi ona bakmadan önce, böyle bir biçim ortaya çıkamazdı. Bunun için Hak, (isimlerini ya da kendini görmek üzere) bütün alemi ruhsuz bir beden gibi yarattı”

Yine Fusüsu’l Hikem den “Doğa alemi, tek bir aynadaki suretlerdir. Hayır! Doğa alemi, farklı aynalardaki tek bir surettir. Burada bakış açısının farklılaşması sebebiyle yalnızca hayret vardır” (sf.76)

Şu halde hakikat ile kendi arasında perdeler olan kişiler, farklı farklı bakış açılarına sahip olacaklardır. Alemlerden her bir varlık Hak tecellisini yaratan bir ayna olmakla beraber cilalanıp, parlatılmış mükemmel aynalar değildir. Söz konusu ilahi tecellileri, engelsiz gören ve pürüzsüz/tertemiz bir ayna gibi en mükemmel yansıtan varlık insan-ı kamil dir. Hak ilk önce onun kalbine, sonra da onun vasıtasıyla bütün aleme zat ve isimleriyle tecelli eder. Bu durum ise; bir ayna ışığının, ona paralel duran bir aynaya yansımasına benzerdir. İbn Arabî, genel anlamda insanı, özel de ise kamil insanı; bazen kainat aynasının cilası, bazen de aynadan ayrı ama yine de evren aynasının bir prototipi niteliğinde kapsayıcı bir ayna olarak tasvir etmektedir.

Eğer Kainat aynası olmasaydı, Hak bilinemez, görünemezdi. Hak aynası olmasaydı, halk istidat ve kabiliyetlerini göremez ve bilemezdi.  İnsan ve İnsan-ı Kamil aynası olmasaydı, doğa alemi ruhsuz, cansız bir ceset gibi ölü kalırdı; insan ve insan-kamil kainatın ruhu ve aynası olmuştur; evren onunla canlanmış ve hayat bulmuştur. Ve nihayet kalp aynası olmasaydı, insanın göksel alemle irtibatı olmaz, ruhsal bilgi ve hikmetten yoksun kalırdı.

İbn Arabî,  Futuhat-ı Mekkiye eserinde şöyle demiştir:

“Sen bilir isen kendini, O’da bilir kendini…

Sen tanır isen Nefsini, O’da tanır Nefsini…

O vakit Arif olursun, Hak Makamına ulaşırsın.

Alemler görünür, bütünleşir Ayn’ında,

Olur Tek Alem

Hak gözünden seyr eylersin Cümle Alemi…

Birsen SUNGURAY

 

Kaynaklar:

Tahir ULUÇ – ” İbn Arabî’de Sembolizm”

Kevser YEŞİLTAŞ -“Arif İçin Din Yoktur”

Ahmet Ögke – “İbnü’l Arabî’nin Fusüsu’l Hikem’inde Ayna Metaforu”  (İlmi ve Akademik Araştırma Dergisi, makale)

Claude Addas – “Dönüşü Olmayan Yolculuk”

Başak Burcu Yeniayı

 

Merhabalar Dostlarım,
9.9.2018 akşam 21.01 itibariyle Başak burcu’da 17. derecede yeniay doğacaktır. Bu kadar çok dokuz rakamı sözkonusu olunca, şöyle bir geriye dönük notlarımı taradım.
Onur Güven Hoca’dan numeroloji dersleri içinde 9 rakamı  için “Verimlilik” konusunda dikkat çekmiş.
Başak burcu ise zaten adeta “verimlilik” için yaşadığından konuya numeroloji olarak da benzer mesajlar veriyor.
Yeniay 5. ev sonu ve 6. ev girişi gerçekleşecek olduğundan iki ev ve aksları baz alabiliriz. Bu alanlar risk aldığımız konular, gençler, eğlence yerleri, sağlık ile ilgili tüm konular, çalışma hayatımız, beslenme alışkanlıkları, hayvanlar ile ilgili konular, spor yapma, temizlik konuları önemli olacaktır. Yeniay yöneticisi Merkür yine Başak Burcunda olduğu için güçlü bir konumda ve Pallas ile kavuşuyor. Pallas tüm bu konuların stratejik öneme sahip olduğunu ve zekayı kullanma gerektirdiği, yeni düzenleme ve analitik bakış açısını vurguluyor.
Yeniay yükseleni Boğa Burcu’nda olduğu için maddi, manevi değerleri ön plana taşıyacaktır. Yani başta para, varlık içeren tüm konular gündem olarak baş köşede bulunuyorlar. Asc yöneticisi Venüs gezegeni Akrep’te olduğu için spekülatif para, banka, sigorta işleri, kara para konusuna işaret etmektedir. Karşıt açı yaptığı Asc ile kavuşan Uranüs gezegeni aynı zamanda Pars Fortune ile de kavuşarak şimdiye kadar var olan düzene sıra dışı, radikal çözümler gerektiğini gösteriyor. Bu karşıtlığın Mars ile T karesi olduğundan mücadele isteyen konular olduğu görülmektedir. Uranüs, Merkür, Satürn arasında bulunan büyük toprak üçgeni; yeni yapısal değişiklikler, mantıklı, halka inecek, üst zekayı çalıştıracak yöntemlerin hayata geçirilmesine vurgu yapıyor. Ayrıca eklemek istiyorum ki; Uranüs söz konusu olduğunda pazarlık payı olmuyor.
Neptün ve Yeniay karşıtlığı, konsantrasyon bozukluğu, hayal kurmak, zihinsel bulanıklık, teslimiyet, kurban psikolojisi gibi bize düşük formlar dayatabilir. Bunu dengeli su içme, ayakkabılarımızı çıkararak kendimizi topraklama yaparak yada topraklama meditasyonları ile aşabiliriz. Ayrıca konsantre olamıyorum diyenler yine Trataka egzersizleri gibi konsantrasyon egzersizleri yapabilirler.
Yeniay ve Başak burcu, başlatma enerjisi verdiğinden; hayatımızda somut ürettiğimiz değerler, Çalışkan ve analitik olmamız, Detayları görebilmek, Başımıza gelen konuları titiz şekilde ele alabilmek, fiziksel, duygusal ve zihinsel boyutta temiz kalabilmek, beslenme alışkanlıklarımız anahtar konu başlıkları olarak bahsedebiliriz. Yeniay ile akşam saatlerinde niyette bulunmak, dua, olumlama yapmak için uygun zamanlama olacaktır. Ayrıca bu dönemde okullar açılacağı için ihtiyacı olan öğrenciler için yardımda bulunmak ve sokaklarda bulunan canlılar için yardım etmek iyi olabilir. Evrenin içinde bulunan bir alma, verme dengesi var ki, buna bizlerin de tabii olduğunu ve sonsuz taleplerin ölçüsünün liyakat olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Her daim “Sevgiyle kalın”

Birsen SUNGURAY

Başak yeniayı için uygun olduğunu düşündüğümden “Dingin Savaşçı” filminden bir sahne atıyorum, vaktiniz varsa tamamını da izleyebilirsiniz…

 

Balık Burcunda Dolunay

“Bir kum tanesinde dünyayı gör ve kır çiçeğinde cenneti; sonsuzluğu avucunun içine al ve onu bir ana sığdır.” 

William Blake

Merhabalar Dostlar,
26 Ağustos 2018 saat 14:56 itibariyle 3 derece Balık Burcunda bir dolunay yaşayacağız. Dolunay haritasında sabit yıldızlar önemli kavuşumlara sahip olduğundan kadersel vurgular gözleyebileceğimiz durum ve olaylarla karşı karşıya gelebiliriz. Özellikle beklenmedik bitiş, vazgeçişler görebiliriz bu dönemde…
Ankara üzerinden bakabileceğimiz dolunay haritasında çok güzel bir uçurtma kalıbı mevcut. Uçurtmayı uçurmak için Satürn disiplin, sabrı ve Uranüs’ün sıradışı zekasını bir arada kullanmak gerekiyor. Bunu yapabildiğimiz takdirde Başak ve Balık aksını da olumlu kullanabiliriz.
Dolunay haritada 3. Evde gerçekleşecek olduğundan 3 ve 9. ev aksını harekete geçiriyor. Bu hatta iletişim, ulaşım, ticaret, eğitim, üniversiteler, yabancı ülkeler başta olmak üzere gündem oluşturabilir. Dolunay haritasında yükselen Yay burcunda olduğu için yine üniversiteler, din, felsefe, yabancı ülkeler ile ilgili konular ön plana gelebilir.
Haritada bulunan büyük toprak üçgeni daha önce düşünülen, emek sarf edilen konuların nihayete ereceğini ve hasat zamanının geldiğine işaret etmektedir. Bu bağlamda toprak burçları olan oğlak, boğa, başak burçları ilk derecelerinde kişisel gezegenleri olanlar bu dolunaydan güzel sonuçlar alabilirler tabii liyakati ölçüsünde…
Yükselen yöneticisi ve harita yöneticisi olan Jüpiter 11. Evde ve Akrep kıstırılmış burç olarak kaldığından, bizlere servis edilen bilgiler ve gerçekte olan arka plan arasında büyük farklar olacaktır.
Dolunay Pers kraliyet yıldızlarından ve Güney’in koruyucusu Fomalhaut ile birleştiği için mistik, ruhsal etkiler, kolektif bilince bağlanma, 6.histe yükselme, ilham yağması, dizi dizi rüya görme olabilir. Şaşırmayın yani…
Dolunayın sonlandırma etkisi ile hayatımızda kurban ve mağdur olduğumuz konuları görmek, sonlandırmak mümkün olabilir. Bunun dışında bağımlı olduğumuz, bırakmamız gereken durumlar için dolunay uygun zaman sunuyor. Ancak su ve su ile gelebilecek tehlikelere karşı tedbirli olunması iyi olabilir. Yine bu dönemde kandırma, dolandırıcılık pik yapabilir, aklımızın bir kenarında tutarsak fena olmaz. Dolunay su elementini vurgulu hâle getirdiği için vücudumuzda ödem açısından ve ayak sağlığımız açısından sorun yaratabilir. Biberiye çayı ve yeşim taşı kullanabiliriz, kendimize özen göstermeyi unutmayalım.
Son olarak yükselen ile kavuşan sabit yıldız Grafias’tan bahsetmek istiyorum. Grafias Kabalistik kaynaklarda 16th Trump “the lightning struck tower” ile bağdaştırılmış. Tarot desteğinde yıkılan kule kartı karşılığı oluyor. Bu kartta çok sağlam, değişmez dediğimiz yapılar saldırıya uğruyor ve değişimler kaçınılmaz hale geliyor.

Her daim sevgiyle kalın

Sakıncalı Astrolog
Birsen SUNGURAY

 

ARİANDE

Angelica Kauffman (1774)

ARİANDE

Merhabalar Dostlar,
Theseus mitolojinin çok bilinen kahramanlarından biridir. Fransız yazar Andre Gide Theseus mitini aynı zamanda çok güzel bir romana dönüştürmüştür. Okurken her ne kadar Theseus’a hayran kalsak da, aynı ölçüde kızmamız da muhtemeldir. Ancak Theseus belirttiğim üzere bir kahraman mitidir. Kahramanlar miti daha çok Mars ve Koç enerjisi ile alakalıdır. Bir kahraman için giriş, gelişme, sonuç süreci söz konusu değildir. Sadece giriş, başlangıçlar vardır. Zaten dedikleri şekilde “sonunu düşünen kahraman olamaz” ne de olsa… Tamamen eylemseldir.
Theseus yarı insan, yarı boğa olan Minator ile savaşmak için bir labirente gönüllü girer. Hepimizin içinde tam insan olamamış hayvansı yönler mevcuttur. İnsanlar ise böyle yönleri ile asla karşılaşmak istemez. Onları zihinsel, duygusal labirentler ile korumaya alırlar. Kahraman kendi kusurları ile karşılaşacak güce, cesarete sahip olandır öncelikle …
Theseus’a yardım yine “sevgi” yoluyla gelir. Girit Kralı’nın güzel kızı Ariande ona bir ipucu verir ve labirentten çıkmasına, Minator’u yenmesine yardımcı olur. Sevgi bir çok kişi için statik, durağan bir kavram gibi görülebilir. Ancak eminim hepimiz “sevginin gücünü” hayatımızda hissediyor olduğumuz zamanlar olmuştur. Yersel ve Göksel Aşkın bağı nerdeyse imkansız görüneni kolaya bağlar.
Ariande sevdiği yardım ettiği Theseus’la beraber Girit’ten ayrılır. Bu arada, bu kadar meşguliyete rağmen Theseus Ariande’nin küçük yaştaki kız kardeşinden hoşlanmaktadır. Ona da bir oğlan kıyafeti giydirerek gemiye bindirir. Yolda Ariande’yi Naksos adasında terk eder. Burda ne yapacağını bilemez halde olan Ariande ağlamaya başlar. Sesini duyan Dionysos onu merak eder. Uzun sarı saçlı, mor elbiseli bu güzel kıza görür görmez aşık olur. Dionysos, Ariande’yi o kadar çok sever ki, onunla evlenerek onu Olimpos Tanrılar katına çıkarır. Ona 9 mücevherden oluşan bir Taç takar. Bu taç gökyüzünde Corona Borealis veya Kuzey Taç takım yıldızıdır.
Bu arada Theseus’un hikâyesinin devamını size bırakıyorum. Hayatlarımızda; iyi/kötü, güzel/ çirkin tüm düşüncelerimiz ve tabii yaptığımız, ettiğimiz her şeyin bir karşılığı mevcuttur. Ne emekler, ne hainlik hiç bir şey boşa gitmiyor.
Sevgi her daim yol göstericimiz olsun. Umutlarımızı koruyup gördüğümüz ve görmediğimiz tüm planlarda muhteşem bir ahengin parçaları olduğumuzu unutmayalım.

“Kaybettiklerimiz kurtulduklarımızdır belki de…”

Birsen SUNGURAY

11 Ağustos Aslan Burcunda Güneş Tutulması

Merhabalar Dostlarım,
11 ağustos cumartesi saat 12:58 de Aslan burcunda Güneş tutulması gerçekleşecektir. Ankara üzerinden bakabileceğimiz haritada yükselen Akrep vurgusu dolayısıyla manüplatif durumlar, arka planda gerçekleşen durumlar, bankacılık, sigorta konuları ön plana taşınacaktır. Güneş tutulması haritada, Mc ile birleştiği ve yöneticisi olan burçta gerçekleştiği için çok güçlü etkiler gösterecektir. Tutulma ile kare açı yapan Jüpiter, tutulmaya ait konuları özellikle olumsuz şekilde büyütmektedir. Mc ve Aslan konuları açısından bakarsak; yönetim, idare, statü, ün, sahne konuları yeniay sebebiyle büyüyecektir. Özellikle sabit burçlarda gezegenleri olanlar tutulmada en çok etkileri alacaklardır.
Güneş tutulması ile birleşen Pallas ise bize çok özel mesajlar vermektedir. Pallas’ın temsil ettiği değerler itibariyle kadın figürleri önemli hale getirmektedir ve gerçekte kazanılan savaşların zeka,strateji nedenli olduğunu göstermektedir. Aslan’da 18 derecede gerçekleşecek tutulma yaptığı açılar sebepli, Oğlak Pluton ve Balık Neptün ile yod kalıbı ile birbirine bağlanmıştır. Bu kalıp aslında “Tanrının parmağı” olarak da biliniyor. Özellikle herhangi bir şekilde çözüm seçenekleri, potansiyelleri olmayan zamanlarda gerçekleşen ilahi müdaheleler olarak açıklayabilirim sanırım… Pluton Oğlak değerleri açısından bakarsak; sakin,çalışkan,planlı,sabırlı olmayı öğreneceğiz. Sağlam basmak, aza kanaat etmek, sadeleşmek, somut değerler üretmek önemli olacaktır ve mutlaka bu değerlerle dönüşeceğiz. Diğer taraftan, Balık burcunda Neptün merhametli,vicdanlı,yaratıcı olmayı, manevi değerlerimizi daha yüksek erdemlerle buluşturmayı öğütlüyor. Bu konularda var olan düşük değerler ise zaman içinde sorgulanma ve erime şeklinde değişimler yaratabilir. Puton ve Neptün açıları ile, ana odakta Tutulmayı ve Pallas kavuşumunu da alarak; zeka, barış, strateji, yaratıcılık, sanat, eril-dişi dengesi, kendini yönetmek, kendini adam etmek tutulma harita mesajı olarak çok önemli görünmektedir.
Tüm tutulmalar, kadersel başlangıç ve bitişlerin tohumlarını bünyesinde taşır. Ancak tüm bu kadersel vurgular, aynı zamanda bireysel ve kitlesel olarak bizlerin şimdiye kadar ki, düşünce ve eylemlerimizin sonucudur. Tutulma haritasında bir çok gezegen retro pozisyonda yani içsel olarak çalışmaktadır. Bunu göz önüne alarak kendi hayatımızda hangi değerlere sahip olduğumuz ve bu değerlerin ne kadar gelip geçici olduğu ya da olmadığı önem arz etmekte… Önemli bir başka soru ise sahip olduğumuzu zannettiğimiz, aslında bize sahip olan, enerjimizi çeken her türlü fazlalıkların neler olduğu olabilir (Eşyalar, zihinsel formlar, tabular, eylemlerimiz, insanlar vb.)
Güneş tutulması, aynı zamanda yeniay olduğu için hem özeleştiri durağı olacak hem de kim olduğumuz, gerçekte neler istediğimiz adına bize yanıtlar sunacaktır. Tutulma haritasında bulunan retro gezegenler şu dönemde bizlere içsel büyüme fırsatları, içsel konuşmalar, rüyalar verebilirler. Bunlar mutlaka kafamızda ve kalbimizde bizleri meşgul eden hasarları ortadan kaldırmak ve yenilenmek adına olacaktır.

Sevgi ve güzellikle kalın

Sakıncalı Astrolog
Birsen Sunguray