Boğa Yeniayı

Merhabalar Dostlar,

Stoa felsefesinin kurucusu Zenon şöyle der; “Yaşam danstan çok, güreşe benzer, önemli olan sağlam durmak ve beklenmedik darbelere hazırlıklı olmak”

Yarın 15 mayıs, saat 14.48 de Boğa burcunun 24. Derecesinde yeniay doğuyor. Ankara üzerinden bakabileceğimiz haritada; Yeniay 9. evde doğmakta ve aynı zamanda 2. evde bulunan Akrep Jüpiteri ile bir karşıtlık oluşturmakta. Yeniay ile özellikle spekülatif değerler; bankacılık, borsa, sigorta, miras ve nerden kazanıldığı açıklanamayan paralar konusu gündeme gelecek görünmektedir. Diğer detaylar içinse; Uluslar arası ilişkiler, yabancılar, yüksek öğrenim kuruluşları, din kurumları ve felsefi içerikli alanlar öne çıkacak gelişmeler yaşabilirler. Yeniayın Capulus sabit yıldızı ile birleşmesi tüm bu alanlarda macera ve hayalperest yaklaşımlara ve kaba kuvvete dökülen durumlara başlangıç verebilir. Yeniayın Pluton ve Mars ile yaptığı olumlu açılar başlangıçların yaratacağı dönüşümlerin iyi nihayete erebileceğini ancak bu zorlu bir dönemden geçerken mücadele vermenin önemine işaret ediyor. Yeniay yöneticisi olan Venüs İkizler’de Mc ile birleşmiş olup, Uranüs ile olumlu açısı yönetici, üst düzey statü de bulunanlar adına sürpriz açıklamalar veya beklenmedik ortaklıklar görülebilir. Ancak olumsuz Neptün açısı bunların reele dönüşmesini engelleyecek konumdadır.

Yeniay yükseleni Başak burcunun 24. Derecesi olup; Sağlık, hastalık, hastaneler, hizmet içerikli konular ön plana geçebilirler. Yükselen yöneticisi Merkür 8. Evde olup, anaretik derecede Uranüs ile kavuşumda ve yine anaretik derecede ki Mars’tan olumsuz açılar almakta olduğundan ; özellikle medya, gazetecilik alanında şiddet içeren, hoş olmayan haberlere işaret ediyor.
Bizler yeniay sabit Boğa burcu enerjisi ile sağlam basmamız gereken konulara yoğunlaşabilir, gerekli konsantrasyonu bulabiliriz. Hayatımızda sahip olduğumuz maddi ve manevi değerleri görüp, bunlara şükredebiliriz. Değerlerimizi nerelere yüklediğimize bakabiliriz. Maddi kaynaklarımız için yapmamız gereken yardımları yapıp, mantıklı mali yollar, yatırımlar izleyebiliriz. Kısa bir süre sonra Uranüs’ün Boğa burcuna girmesi bir çok değerleri alt üst edeceği için garantici, sağlam yollar üzerine düşünmek iyi olabilir.

Boğa beş duyumuzu ilgilendirdiği için sanatsal faaliyetlere başlamak isteyenler için güzel bir zamanlama vermektedir. Boğa yönetiminde olan boyun ve çevresi, ayrıca ifade tarzımız, güzel konuşma gibi konular için girişimlerde bulunma adına güzel enerjiler sunuyor.

Tüm olumlama, dua, dilekleriniz güzelliklerle buluşsun…
Sevgiyle kalın

Sakıncalı Astrolog
Birsen SUNGURAY

VARUNA 20000

Varuna 2000 yılında Robert S. Mc Millan tarafından keşfedilmiş. Neptün ötesi gök cisimleri içinde geçer. Kuiper kuşağında yer almaktadır. Kuiper kuşağında şimdiye kadar 400 civarı gezegenimsi bulunmuştur. Tanımlanma durumları halen tartışmalıdır. Varuna, büyük kubevanolar içinde tanımlanmıştır.

Mitolojik hikayesi ise çok zengindir. Sözcük olarak ilk defa Hititler ve Mitanniler arasında yapılan bir anlaşmada Tanrıları şahit olarak belirttikleri için rastlıyoruz. Şahit yazılan Tanrılar İndra, Mitra ve Varuna’dır. Ancak Varuna için bilgi alınabilecek en önemli kaynaklar “Vedalar” dır. Vedalar Çağı M.Ö. 1500- 500 yılları arasındadır. Vedalar da belirtilen Panteon Hint-Aryan inanışıdır. Veda sözcüğü, vid “bilmek” eyleminden türetilmiştir ve “”kutsal, dinsel bilgi” anlamındadır. Vedalar dört bölümden oluşan Hint-Aryan kutsal metinleridir. Vedaların ilk bölümü “Rig Veda” dır. Bunun dışında; “Soma Veda” “Yacur Veda” ve “Atharva Veda” bulunmaktadır.
Rig- Veda’nın 1028 ilahisinden en az 250’si Tanrılar Kralı İndra’ya, yıldırımlar savuran ve yağmur veren Tanrıya seslenmektedir. 220 tanesi ise ateş Tanrısı Agni’ye seslenmektedir. Agni ocaklarında ailelerin koruyuculuğunu yapmakta, sunaklarda onların saygılarını ve kurbanlarını kabul etmektedir. 120 ilahi Agni’nin ağzına dökülen kurban içkileri Soma’ya dır.

Güneşe, rüzgara, yağmur tanrısına, fırtına tanrılarına seslenen sayısız ilahi vardır. Parlak Gök Baba ve her yere yayılan Toprak Ana’yla kızları sevimli Şafak ve Gece de kutsanmaktadır. Fakat hepsinden yücesi, ona adanan ilahi sayısı bir düzineyi zor bulurken, ilah Varuna’dır.
Varuna adı fiil kökü vr. “kaplamak, içermek” anlamından gelir; çünkü o evreni içerir ve sıfatı egemenliktir. Varuna sulara ateş salar, altın disk güneşi göklere uçurur, gece ve gündüzü ayarlar, ayırır. Ve onun düzeninin ritmi(rta) dünyanın düzenidir. Gökte durarak güneşi alet gibi kullanarak büyülü yaratıcı gücüyle (maya) dünyaya yön verir. Bu yolla üç dünya yaratmıştır, üçünde de oturur; Gök, yer, aradaki hava. Burada duyulan ses Varuna’nın soluğudur. Altından evi, bin kapılı bir malikanedir. Burada oturup, dünyada olup, biteni izler. Güneş bile bu yüksek noktaya ilerler, insanların yaptıklarını anlatır. Varuna’nın bin gözüyle gözettiği, hükmettiği düzen, Mısır’da bulunana Maat ve Sümer’de bulunan Me’nin karşılığıdır. Ancak bu karşılık sadece fiziksel içeriğe sahip değil, aynı zamanda ahlaki bir düzeni de korur. Varuna düzeni Rta’dır. Gerçek ile birbirinin yerine kullanılır. Rta olaylara düzen, şekil verir. “Rta’nın yolları vardır” cümlesi geleneksel bir deyiştir. Atharva Veda’da ise Evrenin yöneticisi ve suların düzenleyicisidir.
Epik dönemde ise Varuna’nın daha çok suların yöneticisi, denizlerin ve nehirlerin tanrısı olarak ortaya çıktığını görüyoruz. Evi okyanuslarda “makaralar” ın ülkesinde dir. O yüzden binek hayvanı makaradır. Makara; timsah, yunus ve köpek balığı karışımı bir deniz canavarıdır.

Astrolojik açıdan bakmak istersek; Varuna su elementi ve aynı zamanda hava elementi ile alakalı çalışıyor. Çeşitli haritalarda yaptığı etkilere göz atınca, açı yaptığı gezegen ve önemli noktalara büyüteç tutuyor. Olayları büyük, gözler önüne taşıyan hale getiriyor. Kolektif haritalar da bu nedenle çeşitli büyük felaket ve ani yayılan hastalık konuları ile bağdaştırılmış. Bireysel olarak, mitolojisinde olduğu üzere düzen yaratma anlayışı hakim. Ancak bu düzen yaratma anlayışı daha göksel yani “ilahi adalet” şeklinde gerçekleşiyor. Düzen yaratma iç güdüsü ile, doğal liderlik özelliği vermesi muhtemel. Yersel adaleti ya da idari adaleti ise daha çok Mitra ile bağdaştırabiliriz. Haritada bulunduğu konuma göre üst düzey gözlemci özelliği verebilir. Gözünden bir şey kaçmaz. Ancak insanları ve her şeyi sürekli tartar,ölçer, biçer. Gerçek, dürüstlük, ahlaki konular kişi için çok önemlidir. Ciddi bir yaratıcı yönü vardır. Eğer su ve hava elementinde ise daha bariz hissedilecektir. Bunun dışında yine mitolojisinde belirtildiği üzere alet, edevat kullanma konusunda yetenek ve teknolojik eğilimler verebilir. Tüm bunlara rağmen eşinin de şarap Tanrıçası Varuni olduğunu hatırlatarak gezmeyi, eğlenmeyi bilen bir yönü olduğunu eklemek isterim.

Sevgiyle Kalın

Kaynaklar;

Doğu Mitolojisi, Joseph Campbell

Hinduizmin Kutsal Metinleri Vedalar, Kürşat Demirci

Sakıncalı Astrolog
Birsen SUNGURAY

Akrep Dolunayı

Merhabalar Dostlarım,
30 nisan sabahı 3;57 de Akrep burcunda 9 derecede Dolunay gerçekleşecektir. Ankara üzerinden bakabileceğimiz haritada yükselen Balık burcunda 21 derece de gerçekleşecek. Yükselen klasik yöneticisi Jüpiter Akrep’te ve klasik yönetici Neptün ise 12. Ev ASC üstünde olduğu için haritaya su elementi etkisini baskın şekilde hissettiriyor. Dolunay ile birleşen astreoid Poseidon ise yine su elementi içerikli aşırı yağmur, tesisat sorunları ile evi su basması, lüzumlu lüzumsuz ağlama isteği gibi konuları yükseltebilir. Balık ve Akrep etkisi; eğer bırakmak istediğimiz artık irade koymamız gereken, sürücemede işlerimiz varsa yine destek veren enerjiler içermektedir, bunu fırsat olarak görebiliriz. 8. Evde oluşan dolunay 2 ve 8. Ev aksını hareketlendirerek manüplatif kazançları; para,bankacılık, sigorta, borsa gibi alanları ve manevi değerlerimizi, ölüm kavramını görünür hale getiriyor. Ayrıca yükselen Balık vurgusu; kayıplar ve kurban bilinci taşımak, birlik kavramı, aldanma, aldatılma konularını ön plana taşıyacaktır.
Önemli bir açı olarak Mars, Pluton kavuşumu 11. Evde bulunuyor. Geniş halk kitleleri, dernekler, sivil kuruluşlarla alakalı çalışacak kavuşum, bu topluluklar üzerine kayıplar verdirebilir. Kavuşumun Asc ile olan karesi, bu kavuşumun etkilerini yine ön plana taşıyor ve gerginleştiriyor.
Dolunayın 2 ve 8 aksında olması sebebiyle ekonomik varlıklarımızı gözden geçirip, mantıklı bir kazanç, harcama dengesi içinde olmamız, sürekli satın alma psikolojimizi gözden geçirmek iyi olabilir. (ki Venüs ikizler çosturmuş olabilir) Şükretmeyi bilmek ve çevremizde ihtiyacı olanlara yardım etmek, bizi asıl biz olan, ruhsal alanımızda besleyecektir.
Dolunay haritası, baskın olan su elementi ile şifa ihtiyacımız olan fiziksel ve manevi alanlar için destek vermektedir. Özellikle sağlık konuları adına kontrol, tedavi ihtiyacımız varsa dolunay sonrası uygun zamanlama olacaktır. Başta sigara olmak üzere bağımlılık içeren tüm madde bağımlılıkları ve psikolojik bağımlılıklar (örnek olarak; tek bir şey yapamamak, yardım bağımlılığı giderek yaygınlaşan psikolojik bağımlılıklar arasında başı çekiyor) görmek ve bırakmak açısından dolunay yine bize destek veren enerjiler içeriyor. Bırakmak ve kurtulmak istediğimiz tüm konular adına bunları yazıya döküp, sonrasında yakarak dolunay ritüeli yapabilirsiniz.

Sevgiyle kalın her daim…

Sakıncalı Astrolog
Birsen Sunguray

Koç Yeniayı

Merhabalar Dostlarım,

16 Nisan 2018 sabah 4.48 de Koç burcunda 26 derecede Yeniay doğacaktır.

Yeniay haritasında yükselen Balık burcunda olup, 12. Evde kalan yükselene yakın Neptün dolayısıyla “görünenin göründüğü gibi olmadığı” ve özellikle “kayıplar” konusunun ön planda olacağını göstermekte… Yine Balık burcunun son derecelerinde Scheat yıldızı ile kavuşan Chiron özellikle deniz ve havadan gelebilecek kaza ve tehlikeleri göstermektedir. Chiron 29 derece Balık’ta ve anaretik derece olduğu için zorlayıcı etkiler vermekte, bu bağlamda transit hareketi ile bütünün hayrına yaptıklarımız daha önemli hale geliyor. Chiron doğası gereği kendi yarasını saramıyor, bunun için; birbirimiz için ne kadar yardımcı olduğumuz, dertlere ne kadar ilaç olabildiğimiz, nelerden vazgeçebildiğimiz Koç transitine başladığında cevaplarını bulacak sorular olacak…

Yeniay haritasında Güneş ve Ay kavuşumu aynı zamanda Uranüs ile kavuşmakta olduğundan ani, beklenmedik olayları beklememiz gerekiyor. Aslında yeniay Koç’un son dekantında, bu nedenle daha çok başlangıç değil, bitişlerle ilgili çalışıyor. Yeniay; Pluton, Mars ve Satürn sert açılar yapmakta, daha önceden adım adım planlanmış, manüplatif başlangıçlara işaret etmektedir. Bu açılar, 10 ve 11. Evde olduğu için yönetim, idare ve geniş halk kitlelerini etkileyecek özellikler veriyor. Yeniay ise her ne kadar 1.ev gibi görünse bile kıstırılmış burç konumunda olduğu için umut ve enerji olarak düşük hissediyor olabiliriz.
Harita da hava elementi eksikliği ve Merkür’ün durağan olması ise akıl, zihin, medya, iletişim olarak bizi bireysel ve toplumsal zorlayan etkiler sunuyor. Sonuç olarak hem gökyüzü açıları, hem yeryüzü yansımaları olarak zor günlerden geçiyoruz. Ancak “umut” korumamız gereken en büyük değerlerimiz içinde ve tabii her açıdan “temiz” kalmak gerekiyor.

Yeniay ile kendimiz ve bütün adına niyet, olumlama yapabilir, dua edebiliriz. Unutmamak lazım ki, hayatın kendisi dualdir. İyi ve kötü beraber gelir. Bizim görevimiz iyiyi ortaya çıkarmaktır.

“Yeryüzünde ne kadar kötülük varsa, iyilik yaratmak adına o kadar çok sebebimiz var”

Sakıncalı Astrolog

Birsen Sunguray

Terazi Dolunayı


Merhabalar Dostlar,
31.3.2018’de saat 15:36’da Terazi burcunda Dolunay gerçekleşecektir. Ankara üzerinden baktığım dolunay haritasında, harita yükseleni Aslan burcunun son derecelerinde gerçekleşecektir. Bu nedenle; yönetim, liderlik, sahne sanatçıları, aşk temalı konular ön plana çıkacak ve daha önce fark edilmeyen bazı mevzular açığa çıkacaktır. Bu konularda kayıplar ile karşılaşmamız olası görünmektedir. Dolunay karşıtlığı, 3. Ve 9. Ev girişinde gerçekleşeceği için iletişimi yoğun, seyahatler, uluslar arası ve felsefi konular, üniversiteler ile ilgili konular ise olası durumlar için alan teşkil edebilecektir. Dolunay Terazi burcunda gerçekleşeceği için; adalet, hukuk, uyum, ahenk, sosyal ve kişisel ilişkiler, diplomatik ilişkiler, para piyasaları açısından önemli bitiş, sonlanmaları tetikleyebilir. Dolunay haritasında; Güneş ile kavuşumda bulunan Merkür retro ve yanık olması nedeni ile yine iletişim, ulaşım, anlaşma ve mental konular üzerine oldukça zararlı çalışacak şekildedir. Bu sebeple hem dolunay hem retro sebepli geçici bir zaman dilimi içinde olduğumuzu hatırlayıp, kalıcı hasarlardan kaçınmak en güzeli olacaktır. Merkür retrosu Koç’ta bulunduğu için içsel öfke biriktirmek de yine aynı şekilde sorun olabilir. Bu nedenle, spor veya satranç oynamak gibi aktiviteler ile zeka ve stratejik saldırı enerjisini dönüştürebilirsiniz. Dolunay’da özellikle Güneş ve Ay karşıtlığı Oğlak’ta bulunan iki malefik Satürn ve Mars ile sert bir T kare oluşturmakta, diğer önemli nokta ise iki malefiğin sabit yıldız Facies ile kavuşum yapmasıdır. Sabit yıldız olarak Facies sert karakterli olup kitlesel şiddet içeren olayları işaret etmektedir. T karenin 5. Evde gerçekleşmesi ve Mars ile etkileşim söz konusu olduğu için askeri hareketlilik ve genç insanları hedef alan ataklar açısından kadersel etkiler yaratabilir.

Dolunayla beraber, normalde görmekte zorlandığımız bazı konular büyük ölçekte bizlere görünecektir. Bizler hayatımızda düzeltmek istediğimiz, çıkarmak ve kurtulmak istediğimiz konular üzerine yoğunlaşıp; bir kağıda yazıp, sonra yakarak dolunay ritüeli gerçekleştirebiliriz. Tabii sonrasında yapmamız gereken girişimleri de gerçekleştirmek kaydıyla… Terazi dolunayı; öncelikle barış ve uzlaşma, fiziksel güzelliğimiz, aşk ve arkadaşlık ilişkilerimiz, adalet hakkındaki bakışımız, kişisel uyumumuz, psikolojik ve mental dengemiz, para ve bereket üzerine düşüncelerimiz ve nasıl davrandığımız, sanat ile ilişkimiz, diplomatik yönlerimiz ve hayatımızda ki ben/biz dengesini gözden geçirmemiz için uygun bir fırsat olabilir. Bu dolunay ile kendimizi oldukça şişmiş hissedebiliriz, Terazi aynı zamanda böbrekleri de temsil etmekte, bu sebeple dengeli “su” içme konusu önemli olacaktır. Yine bel, sırt sorunları açısından dikkat edilmesi gereken bir dönem…

Yazımı Terazi Dolunayı için uygun olabilecek içeriğe sahip olduğunu düşündüğüm “Bülbülü Öldürmek” romanından alıntılarla bitiriyorum. Hepimize İlham versin…

Herkese sevgiler, güzelliklerle buluşun

“…gerçek cesaretin ne olduğunu görmeni istiyordum, gerçek cesaretin eli tüfekli bir adamla ilgisi olmadığını. Daha başlamadan yenildiğini bile bile başlamak ve her ne pahasına olursa olsun sonuna kadar devam etmek olduğunu. Nadiren de olsa bazen kazanırsın.”

“Bir insanın ayakkabılarını giyip bir süre onlarla gezinmedikten sonra o adamı tanıyamazsınız.”

”İnsanlar genelde neyi görmek istiyorlarsa onu görürler, neyi duymak istiyorlarsa onu duyarlar.”

“Sıfatları kaldırırsan geriye gerçekler kalır”

Sakıncalı Astrolog

Birsen SUNGURAY

Sirius’un Hikayesi

Merhabalar Dostlarım, bu gün Ay ve Sirius kavuşuyor. Bir Hint efsanesinde, Sirius’un hikayesi nasıl anlatılmış bakalım isterseniz :)
Cennetin kapısına ulaşmak adına yola çıkan 4 kardeşten birincisi iyi bir savaşçı ve komutan, ikincisi usta bir şair üçüncüsü ünlü bir aşıktır. En küçük kardeşin özelliği ise sadece gurur duyduğu köpeğidir. Dördüncü kardeş ilk kardeşini bir savaş meydanında ikincisini bir düğünde üçüncüsünü de güzel bir prensesin kollarında bırakır ve cennetin kapısına ulaşır ama köpeğini cennete kabul ettiremez. Bunun üzerine cennete girmeyi reddeder, yolculuğunu cennetten izleyenler ona kardeşlerini terk ettiği halde köpeğini terk etmemesinin sebebini sorarlar. Küçük kardeş diğerlerinin kendi kaderlerini izlediğini ama köpeğinin ona tüm kalbiyle bağlandığını söyler. Bunun üzerine cennettekiler köpeği bir takım yıldız haline getirirler. Bu yıldız kümesindeki en parlak yıldızın adı siriustur yani köpeğin kalbi…

17 Mart Balık Burcunda Yeniay

Merhabalar Dostlarım,

Bu gün 17 mart 2018 saat 16:11 de Balık burcu 26 derecede yeniay doğacaktır. Yeniay Chiron ile kavuşum yapmakta ve 8. Evde gerçekleşmektedir. Bu görünüm ile kayıplar ve başkası için çare olduğumuz ama kendimizde kapanmayan yaralarımıza bakmanın zamanı gelmiştir. Chiron ve Jüpiter,Pluton olumlu açıları, dertlerimize çare bulabileceğimiz ancak bunun için kendimizi değiştirmemiz gerektiği mesajını veriyor. Hem Chiron mitolojik hikayesinde, hem de balık burcunun doğasında çarenin “bırakmaktan” geldiğini de hatırlatmak isterim. Yine 29 derece Yay’da, 5. Evde bulunan Mars ile Chiron sert bir açı yaparak “genç erkek” ve “askeri” figürler açısından dikkatli olunması gerektiğine işaret ediyor. Harita da yükselen Aslan burcunda olduğundan toplumsal bazda yönetici, sanatçı gibi önemli kişilikler ön planda olacaklardır. Yine yükselen doğası gereği, egosal ve baskın tutum içeren olaylar gündemimize düşebilir. Bu kadar Balık vurgusu olan harita da yükselenin Aslan olması bizim açımızdan, eriyip gitmeme, karakterli duruş sergileme üzerine mesajlar iletmektedir. Yeniay ile astreoid olarak birleşen Herakles’in 12 denemesine göz atacak olursak, Balık burcu denemesi “ödevini unutmamak” ve “kaybolmamak” üzerine mesajlar içermektedir.

Bizler yeniay ve yeni enerji ile; Hayal gücümüz, yardım severliğimiz, ilahi sistemdeki yerimiz, kutsalla olan bağımız, bırakmamız gerekenler, belirsizlikler, ilüzyonlar, fedakarlıklarımız, şifacı yönümüz, kendimizde iyileşme bekleyen yaralarımız için niyette bulunabilir ve olumlama yapabiliriz… Yine son olarak Balık burcu vurgusu yüksek olduğu için ayaklarımız ile hassasiyet yaşayabiliriz ve lütfen susuz kalmayalım, sokaktaki canlara da su ve yiyecek vermeyi ihmal etmeyelim :)

Sevgiyle Kalın

Sakıncalı Astrolog

Birsen Sunguray

BAŞAK DOLUNAYI

“Dünyada ki her şeyin bir sebebi vardır. Her bitki bir hastalığı tedavi etmek için büyür. Ve her insan bir görevle yaratılmıştır. Görev büyük bir şey yapmak değil, gerekeni yapmaktır.” A. Carrel

2 Mart 2018 3.51 de Başak burcu 11. derecede dolunay oluşacaktır. Bu ay iki kez dolunay göreceğimiz için aynı zamanda “mayi ay” olarak da adlandırılıyor. Ankara üzerinden bakacağımız haritada dolunay 8. evde oluşmakta ve Güneş karşıtlığı ise Balık burcunda stelyum ile oluşuyor. Balık stelyum maddi manevi değerler ile iletişim ve ulaşım konularını vurguluyor. Dolunay ise ölüm,kalım, ölüm ötesi ve cinsellik temaları ile uluslar arası konuları görünür kılıyor. Ayrıca 12. evde Yay’da bulunan Mars ile t kare yapan dolunay aksı, gizli düşmanlık ve uluslar arası sorunlu durumları görünür hale getiriyor.
Bu bağlamda; inanç ve fanatizm üzerinden ve olayların net görülmediği adeta bir perde üzerinden bize yanlı olarak yansıtıldığı zamanlardan geçtiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz.
Ancak 12. ev Mars ve IC ile kavuşan Uranüs olumlu açısı (daha çok işbirliği demek uygun olur) alttan alta kaynayan bir kazana işaret ediyor. Konular itibariyle dikkat ve idrak en önemli yardımcımızdır diyebilirim.
Satürn ASC yakın olduğu için bürokrasi, ciddiyet, yönetim konuları ön plana taşınacaktır ve 1. ev Pluton, üzerimizde ciddi kontrol, denetim ağırlığı hissedeceğimizi gösteriyor.
Harita açısından Akrep Jüpiter ve Balık Chiron olumlu açısı birbirimize yardım ve şifa sunabileceğimizi göstermesi açısından önemli.
Harita açısından genel yorumum; “Yapmamız gerekenleri tam olarak yaptıktan sonra ilahi olana güvenmek gerekliliğidir.”
Dolunay ile bitirmemiz, hayatımızdan çıkarmamız gerekenler daha görünür olacaktır. Başak Dolunayı ile; hayatımızda ki, çalışma hayatımız, alçakgönüllü olmak, düzen, tertip, temizlik gerektiren konular (ruhsal ve zihinsel temizlik dahil) emek verdiğimiz konular, sosyal somut faydalar yaratma, yardım etme, kendimizi kurban konumuna soktuğumuz durumlar, fedakarlıklarımız, alma-verme dengemiz, birlik bilincimiz üzerine düşünmek ve kendimize ve kolektif ruha hizmet etmeyen konuları çıkarmak iyi olabilir.
Başak ve Balık aksı özellikle hizmet odaklı çalışmaktadır. Bu açıdan özdeğerlendirme çok önemlidir. Yine Peter Drucker’ın çok sevdiğim bir sözünden alıntı yapmak istiyorum “Etken olmak ve edilgen olmak arasındaki fark; doğru işler yapmakla, işleri doğru yapmak arasında ki farktır”
Dolunay ve yükselen toprak elementinde olduğundan sahip olduklarımıza şükredip, özellikle sokakta bulunan sahipsiz canlara ve çevremizde ihtiyacı olanlara yardım etmek yine iyi olabilir.

Her şey gönlünüzce olsun, sevgiyle kalın

Birsen SUNGURAY

Bir de Benden Dinleyin; Pamuk Prenses

“Masallar çocuklara uyumaları, yetişkinlere de uyanmaları için anlatılır” Jorge Bucay

“Onu, insanlığın yüzyıllar boyu belli başlı bir kaç efsane çevresinde inşa ettiği katmanlarda aramak gerekir. Bu katmanlar, sürekli olarak bizim etrafında toplandığımız ve yüzyıllar boyu taşıdığımız inanç tohumunun şeklini oluşturur. İnsanlığın gerçek hikayesi peri masallarındadır. Anlamını tahmin etmek ve hatta keşfetmeye imkan verirler.” (İvo Andriç )

Evvel zaman içinde, 1729 yılının ağır ve yavaş geçen soğuk kış gecelerinden birinde, Hanau’dan yola çıkan Jacob ve Wilhem Grimm adında iki kardeş zorlu bir yolculuğun ardından Frankfurt’a varmak üzereydiler. Onları sıcak şöminelerinin başından kaldırıp bu yolculuğa çıkartan sebep ise, Frankfurt’taki güçlü bankerlerden biri olan Rudi Völler’den almış oldukları siparişi teslim etmekti.

Bir cumartesi günü, doğu seyahatinden dönen üç arkadaşı ona doğuda zengin tüccarların ve soyluların kendileri için özel pornografik kitaplar resimlettirdiklerinden bahsettiler ve o yolculuk sırasında kendileri için yaptırdıkları pornografik kitapları gösterince Völler’in kafasında ne yapmak istediği oluştu.

Göttingen’de profesör olarak çalışan Jacob ve Wilhem kendilerine gelen davetiye karşısında biraz şaşkındılar. “Önemli bir iş için beni ziyaret etmenizi beklerim. Saygılarımla, Rudi Völler.”

Sulu karın ağır ağır yağdığı o gece, Jacob ve Wilhelm, bitirdikleri metni Völler’e okumak için gidiyorlardı ve okudular…

Völler hikayeyi o kadar beğendi ki, Grimm kardeşlere yeniden davetiye gönderdi. Ertesi gün yanlarına gelen Grimm’lerden bu hikayeyi ebeveynlerin çocuklarına çekinmeden okuyabilecekleri bir masal haline dönüştürmelerini istedi. Grimm kardeşler daha önce almış oldukları paranın dört katını ceplerine koyarak Völler’in yanından ayrıldılar. Dört ay sonra anneler ve babalar piyasaya yeni çıkan bir kitaptan, uykuya direnen çocuklarına “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” masalını okuyorlardı.

Kışın ortasında güzel bir gündü, karlar cennetten düşen tüyler gibi süzülürken, kraliçe çerçevesi abanoz ağacından yapılmış bir pencerenin önünde oturmuş nakış işliyordu. Kraliçemiz nakışını işlerken iğne eline batmış ve üç damla kan parmağından kar üzerine damlamış. “Ah keşke” demiş kraliçe, “benim de kar kadar beyaz tenli, kan gibi kırmızı (rose – gül rengi) dudaklı ve abanoz gibi siyah saçları olan bir kızım olsa”

Masalımız kış ortası başlıyor. Her başlangıç önemlidir. Kış ortası olarak Oğlak Dönencesi de olan 21 Aralık işaret edilmektedir. Oğlak Dönencesi ise artık çalışmaların karşılığının alındığı, bitişlerin olduğu bir zaman işaret eder. Kraliçe’nin hayatını kaybedeceği ve bir çocuk sahibi olacağı henüz ilk cümleden anlaşılmaktadır. Kraliçemiz’den üç damla kan akıyor. Üç sayısı birçok öyküve mitolojide de geçer ;) Bileşimi mükemmeliği ortaya koyar. Pamuk Prenses ise orijinal ismiyle “Snow White” saf ve temizdir. Kraliçemiz, belli özellikleri tarifleyerek bir kız çocuğu istemiştir. Ancak, onu büyütecek kadar yaşayamamıştır. Çünkü bunu istememiştir :)

Kuantum çalışmaları ve yapılacak olumlamalar, istek ve dilekler üzerine burada masal içinde bir ders var. Tüm dileklerimizde; düşündüğümüz, söz olan ya da yazı olan ve tüm içimizden geçenlerin somut hale geldiğini bunun ise yine somutu çektiğini unutmamak lazım. Evren dual olduğu için iyi, kötüyle beraber gelir. Bunun için dileklerimizi ve düşüncelerimizi söz ve imajinasyonla detaylandırmak daha doğru olacaktır.

Bir süre sonra Kraliçenin kar gibi beyaz, kan gibi kırmızı ve abanoz rengi saçları olan bir kızı olmuş. Kraliçe ise kızının doğumunun hemen ardından ölmüş. Kraliçenin ölümünün üzerinden bir yıl geçince Kral yeniden evlenir. Kral’ın yeni eşi çok güzeldir ama bir o kadar da kibirlidir, üstelik hiç bir kimsenin kendisinden daha güzel olabileceğini kabul edemez. Bu nedenle de sık sık aynasının karşısına geçip sorar:

Ayna ayna söyle bana; var mı benden güzeli bu dünyada?
Ayna hep hep aynı cevabı verir: “Yok kraliçem, siz dünyanın en güzel insanısınız”

AYNA; üzerine bir çok detay yazılabilir ama Kraliçe’nin aynası “egosal bir ayna” tabii ki, mitolojide Narcissus’un hikayesini aklımıza getirir. Narsist çevresi için büyük bir denemedir ama kötülüğün en büyüğünü kendine yapar. Narsist kişiler çeşitli şekillerde hep ortada olmaya çalışırlar, bunun için herhangi bir adalet, hakkaniyet gibi ilkeleri gözetmezler. Bunu yapma amaçları ise aslında sınırsız sevgi ihtiyaçlarıdır. Bu konuda “görmek” çok güçlü bir duyu olduğundan, çünkü materyal der ki; ben gördüğüme inanırım. Narsist ayna ile konuşur, cevap alır, zaten kendinden başka biri onun muhatabı olamaz.

Gün gelmiş Pamuk Prenses büyümüş, bir gün ayna Kraliçe’ye şöyle demiş “Sevgili Kraliçem, güzel olmasına güzelsiz ama Pamuk Prenses sizden daha güzel” Kraliçe bunu duyunca çok kızmış, “Ne yapmalı, ne etmeli?” diye düşünüp durmuş günlerce. Sonra kararını vermiş ve sarayın avcısını çağırmış huzuruna. “Pamuk Prenses’i ormana götür ve orada öldür. Öldürdüğüne kanıt olarak da kalbini sök, bana getir.” Avcı Pamuk Prenses’i ormana götürmüş, bıçağını çekmiş. Fakat Pamuk Prenses’in ağladığını görünce onu öldürmeye kıyamamış. Bunun yerine Pamuk Prenses’i ormanda bırakıp, bir yaban domuzunu öldürüp, onun kalbini Kraliçe’ye götürür. Kraliçe’nin, Pamuk Prenses’i ortadan kaldırma planında bulunan “Kalbini” istemesi yine çok özeldir. Kötülük özellikle yürekli olan ve kalbini temiz tutandan daima rahatsız olur.

Akşam olup hava kararınca ormanda küçük bir eve gelmiş. Cesaretini toplayıp içeri girer, içeride üzeri yenmeye hazır yiyeceklerle dolu yedi küçük tabağın bulunduğu yedi küçük sandalyeli uzun bir masa varmış, duvar dibinde de yedi yatak diziliymiş. Çok aç ve çok yorgun olduğu için daha fazla bekleyememiş ve her tabaktan bir kaşık yemek almış, yedi yataktan yedincisine yatıp uykuya dalmış. Biraz sonra evin sahipleri eve dönmüşler. Yedi cüceler, masalın ilk yazılan “yetişkin” versiyonunda, “yedi ölümcül günah” için sembolize edilerek yazılmıştır. Bu günahlar; Şehvet, oburluk, hırs, tembellik, öfke, kıskançlık ve kibir şeklindedir. Kendimizde bulunan düzeltmemiz gereken tüm günahlar, hatalar zaten kendimize cüce görünür. Başarılarımız ise dev gibidir aslında. Dante İlahi Komedya’nın Araf bölümünde yedi ölümcül günahtan şu şekilde bahseder;

Şehvet; Başkalarına aşırı ilgi duyma, Oburluk; Aşırı tüketimin zevkine kapılma, Hırs; İhtiyaçtan fazlasını isteme, güç düşkünlüğü Tembellik; Zamanı boşa harcamak, Öfke; İçinde nefret, reddetme, intikam olan derin uygunsuz duygular karışımı ile adalet dışına çıkmak, Kıskançlık; Başkalarının sahip olduklarını mahrum bırakma merak ve sevgisi, Kibir; Önemli olma, değerli olma düşkünlüğü…

Dante en sona Kibirli olmayı koyar, insanoğlu ne kadar kendini düzeltmeye çalışırsa çalışsın en sonda zaten kibir kalır. Tüm içsel tradisyonlarda kişinin kendine ulaşması, nefsiyle savaşması anlamına gelmektedir. Dante yedi ölümcül günaha karşı, yedi erdemi öğütler. Bunlar ise şu şekildedir; İffet, Ölçülülük, Merhamet, Heves, Paylaşım, Alçakgönüllülük şeklindedir.

Sabah olup uyandığında Pamuk Prenses cüceleri görünce önce çok korkmuş, ama daha sonra iyi kalpli insanlar olduklarını görmüş. Yedi cüceler Pamuk Prenses’ten evlerini çekip çevirmesini istemişler, o da hemen kabul etmiş.

Bir gün yine Kraliçe tekrar aynasının karşısına geçmiş. Aynaya bildiğimiz soruyu sormuş ve aldığı cevap şöyle olmuş; “Güzelsin Kraliçem, buraların en güzeli sizsiniz. Ama ne var ki, ormanın içinde cücelerin küçük evinde yaşayan Pamuk Prenses dünyalar güzeli.” Bunu duyar duymaz Kraliçe deliye dönmüş ve büyücü bir kadına, bir zehir yaptırır. Bunu da bir elma içine koymuş. Yaşlı bir kadın kılığına girerek, ormana gider. Pamuk Prenses’i bulur ve elmayı ona verir, elmadan bir ısırık alan Prenses hemen düşer ve bayılır.

Elma, kutsal metinler dahil bir çok tradisyonda geçen özel bir semboldür. Venüs’ün sembolüdür. Ortadan kesildiğinde beş köşeli yıldızla karşılaşırız. Genç kızların, aldanma, aldatılmanın ve iyiyi kötüden ayıramaz hale gelmenin bulunduğu noktadır. Kader değil, seçim sunar ve kaderinizi değiştirecek iradeyi kullanmanız için önünüze seçenekler bırakır. Aslında kader ve özgür irade kavramlarını sorgulamamızı sağlar.

Akşam eve gelen cüceler, yerde yatan Pamuk Prenses’i görürler, öldüğünü düşünür ve çok üzülürler. Pamuk Prenses’i cam bir tabut içine koyarak, dağın tepesinde bir ağaç dibine yerleştirirler. Aslında bu sanal bir ölümdür. Eski Mısır’da yine inisiasyon törenleri içinde gömülme üzerine çeşitli ritüeller vardır. Tibet’le ilgili felsefeler içinde de, beden yapısı “soma” olarak tanımlanır ve bu zaten tabut anlamına gelmektedir. Bir nevi “ölmeden ölünüz” şeklinde Mevlana’nın bize öğütlediği durum tasvir edilmektedir. Bu tasvirle; ruhun tamamen arınarak tekrar doğması şeklinde bir dönüşüm söz konusudur.

Aradan geçen günler sonrasında bir gün, cücelerin evlerinin yakınından bir Prens ve kafilesi geçiyormuş. Prens çevreye bakınırken, bir de ne görsün! Camdan bir tabut içinde güzeller güzeli bir kız uyuyor :) Prens görür görmez aşık oluyor tabii… Hemen hikayesini sorup, öğrenir. Cüceler, Prens’e tüm hikayeyi anlatırlar. Cam tabutun saraya taşınmasını isteyen Prens ve adamları tabutu taşımaya başlarlar. Ancak bir tanesinin ayağı takılır ve tabutu düşürür. Tabut parçalanır ve Pamuk Prenses’in boğazından kocaman bir elma parçası fırlar. Gözlerini açan Prenses karşısında Prens’i görür ve aşık olur. Prens ve Pamuk Prenses üç gün üç gece süren bir düğünle evlenmiş, mesut bahtiyar olmuşlar. Tabii ki yedi cüceler de saraya taşınmış…

Bir çok masalda geçen “kurtarıcı prens” yine bu masalı da mutlu sona bağlamaktadır. Psikolojide yine mitolojiden transfer yaparak konuyu “andromeda kompleksi” olarak bağlar. Yani beyaz atlı prens, gelsin beni tüm dertlerimden kurtarsın şeklinde bir düşüncedir. Ancak ben masallara bu açıdan bakamıyorum. Dual açıdan bakarsak, kadın figürler zaten masallar da bile gayet zor denemelerden geçerler. Kendilerini dönüştürür ve çevreleri için besleyen, direnişçi karakterler olurlar. Ancak hayatın sihiri sanırım sevgi ve aşk içinde bir yerlerde saklıdır. Hem ödüldür, hem çözümdür. Ben bilgisinden çıkıp, biz bilgisine gidebilmek için fırsat ve zorunluluktur. Kendinden başka bir anlam düzeyine ulaşabilmek için, yoldur.

Gökten üç elma düşmüş ; birisi İrade için, birisi akıl ve sonuncusu aşk içinmiş…

Ancak elma yemeden birkaç kere düşünün :)

Sevgiyle Kalın

Birsen Sunguray

Kaynaklar;

Dante, İlahi Komedya

Onur Güven Okült Astroloji Ders Notları

Sunay Demircan, Felsefe Taşı, “Pamuk Prenses’e Ezoterik Yorum”

Turgut Yüksel, “Sekizinci Ölümcül Günah” Ot Dergisi 16.sayı

KOVALAR İÇİN

Merhabalar Dostlar, Kardeşler, Romalılar
Güneş Kova burcunun son derecelerinde, bu yüzden biraz Kova enerjisi ile ilgili yazmak istiyorum. Kova yöneticisi; modern Uranüs ve klasik olarak Satürn oluyor. Mitolojisi içinse en güzel anlatım Herakles’ın 12 denemesi içinde geçen “ahırları temizleme” görevidir. Bu görev tarihin ilk kahramanı olan Herakles’ı aşağılamak için verilmiş bir görevdi, ancak Herakles yakında bulunan nehrin yolunu değiştirerek bu görevi tamamlar. Yani onun için görev olarak büyük ve küçük yoktur. Önemli olan tamamlamaktır. Genel fayda önemlidir. Bunun için tıkanmış sorunlara, akla hayale gelmedik radikal çözümler üretir. Haritada bulunduğu yer ve burç için sürekli özgürlük talep eder ve pazarlık payı yoktur. Örnek olarak; Uranüs Terazi burcunda ise ilişkiler zeki ve kişi için yükseltici olmalı, tam tersi bağlayan, hesap soran ilişkiler kişi için yıpratıcı ve mutlaka bitecek anlamlar içerir. Uranüs içinde özgürlük olmayan tüm konuları bir şekilde ortadan kaldırarak çözümler :)
Malum bu yüzdende, devrimler onun kontrolündedir. Özgürlük, eşitlik, kardeşlik konuları önemlidir. Bunlar olmazsa olmazdır. Gölge yanlar arasında ise geniş kalabalık içinde yok olmak ve kişilik geliştirme için zorlanma sayılabilir. Hava elementi olduğu halde sabit burç olduğu için sağlam basma ve diretmek zaman zaman söz konusu olabilir ve Satürn tarafını en çok burda görürüz. Ancak Oğlak tarzında sessiz olamıyorlar, inandıkları konular için oldukça aktif savunma yapıyorlar. Zamanın önünde yaşamaları genelde bu durumda yaşayacak oldukları sorunlar için destek olabiliyor.
Yaklaşık 2000 yılda değişen Çağlar içinde şu an “Kova Çağındayız” ancak Balık Çağı bitimi ve Kova Çağı başına denk gelen bir dönemde yaşıyoruz. Balık Çağı için verebileceğim en güzel örnek ise; Leonardo Vinci ait “son yemek” çalışmasıdır. Burda Hz. İsa ve Havariler ne yemek yiyorlardı? Tabii ki Balık :)
Balık Çağı bitimi ve Kova Çağı için Aya gidilmesi önemli bir başlangıç olmuştur. Ancak geçiş kesin hatlar ile değil, oldukça girift şekilde gerçekleşme mevcuttur. Bu geçiş dolayısıyla yeni genç nesil ve ebeveyn ilişkileri arasında kuşak değil, çağ farkı olduğunu söyleyebiliriz. Şu an yeni doğan bebekler bile teknolojiyi adeta bilerek doğuyor… Ancak üst kuşağa göre empati ve fedakarlık yapma açısından hiç bir şekilde sorumluluk istemiyorlar diyebilirim :)
Daha kısa bir yazı düşünüyordum, yine uzattım. İlginiz için teşekkürler :)

Özgürlük,kardeşlik, eşitlik her daim sizinle olsun

Şimdi bu geçiş döneminde ortaya çıkan ve Kova Çağı için yaşam felsefesi olarak da, gayet uyan çiçek çocuklarının hikayesi “Hair” müzikali içinde geçen Kova Çağı şarkısı “Age of Aquarius”

16 Şubat Kova Burcunda Güneş Tutulması

16 ŞUBAT GÜNEŞ TUTULMASI

Merhabalar Dostlarım,
16 Şubat saat 00:05 de, Kova burcu 27. derecede güçlü bir Güneş tutulması gerçekleşecektir. Ankara için çıkardığım haritaya göre; Tutulma yükseleni Akrep burcunda olacağından dönüşüm yaratacak etkileri yüksek olacaktır. Birinci evde bulunan Jüpiter uluslararası konular, inanç, üniversiteler ile ilgili konuları ön plana taşıyacaktır. Yükselen yöneticisi Mars ikinci evde maddi, manevi değerlerimizi zorlayıcı etkiler getirecektir. Pluton ise iletişim alanında kontrol ve manipülasyon yaşanabileceği için dikkatli olmak gerektiğine işaret ediyor.
Güneş Tutulması dördüncü evde gerçekleşeceği için atalarımız, topraklarımız, aile, ülke değerlerimiz, köklerimiz için yeni bakış açısı ve kadersel müdahale getirecektir. Tutulma ve Merkür kavuşum yaptığı için, özellikle yetersiz kalan mental, zihinsel yapımız için mutlaka değişiklikler gerçekleşebilir diye düşünüyorum. Astreoid olarak Hermes yine tutulma ile kavuşum yaptığı için adeta bizi idrak etme konuları için zorlayacaktır.

Tutulma Kova burcunda gerçekleşecek olduğu için “özgürleşme” mutlaka önemli olacaktır. Şimdi size küçük bir hikayem var ; Geçmiş yüzyıllarda bir ülkede, kralın şahinleri varmış ama bu şahinlerden bir tanesi hiç uçmaz, hep aynı ağacın dalına tünermiş. Kral ve adamları ne kadar uğraşsalar da şahin uçmuyormuş. Tüm bunları uzaktan izleyen bir köylü, şahini uçurabilmek için kraldan izin istemiş. İzni alan köylü aynı gün şahinin uçmasını sağlamış. Merak eden kral, köylüye şahini nasıl uçurduğunu sormuş. Köylü şöyle cevap vermiş “Tutunduğu dalı kestim” sonra uçtu…

Bunlara ilaveten diğer önemli bir görünüm tutulma haritasında; Güney Ay düğümü, IC ile kavuşum yapıyor ve kökler, geçmiş yaşamlardan getirdiklerimiz bizi yüzleşmeye ve hesap vermeye zorlayabilir. Karma ve Antares yakınlığı ise bu durumu güçlendiriyor.
Güneş tutulması aynı zamanda Yeniay olduğu için Kova ve Akrep enerjisi için dilek ve olumlama yapabilirsiniz. Bunun için anahtar sözcükler; özgürlük, eşitlik, kardeşlik, zeka, dönüşüm, şifalanma, kamu yararı, derinleşme, odaklanma, astroloji, yeni buluşlar, uzay ve havacılık konuları şeklinde olabilir.

Güzelliklerle buluşun, sevgiyle kalın

Birsen SUNGURAY

Ay Akrep’te; Dipten ve Derinden

Şu an Ay Akrep’te iken, natal haritamda ay burcumda Akrep olunca bir yazı yazmak istedim. Pek kitabi bilgi değil, daha çok tecrübe ile sabit bilgilerden bahsetmek istiyorum. Dilerim beğenirsiniz, sevgiler herkese :)
Ay Akrep, içsel olumlu veya olumsuz çok fazla durum üretir. Örnek olarak; dedektif hikayeleri, bilim kurgu hikayeleri vs. önemlidir. Daima içinde ne var, perdenin arkasında neler oluyor? Bunları bilmek ister, hatta bilmeyi içgüdüsel bir zorunlulukla ister. Ne olursa olsun kör nokta kalsın istemez ama başkaları için kitap gibi açık olmak en büyük korkusu olabilir. En gölge yanı sanırım manüplasyon yönüdür. Hiç kimseyi manüple edemezse, kendini eder. Senaryolar yazmakta ve eylemsel hale geçirmekte iyidir. Ancak yöneticisi Mars, Koç’ta olduğu gibi doğrudan çalışmaz. Bu ona biraz, kaba gelir. Genelde olay içinde izlemci kalıp, kişilerin duygusal yapılarını sünger gibi emerek, ortamı istediği şekilde şekillendirmeyi sever. Herkesi çeşitli yollarla kendine bağımlı kılarak, kontrol etmesi en büyük sorunlarındandır. Öyle akışına bırakması, evrene güvenmesi filan zordur biraz…

“Bay Evet” filmini izlediniz mi? bilmiyorum. Benim çok sevdiğim filmlerdendir. Bazen her şey bizim istediğimiz gibi olsun isterken sadece akışı yavaşlatıyoruz ve kendimizi boşu boşuna üzüyoruz. Başımıza gelenlere sürekli direnmek yerine bazen kabullenip beklemek daha etkili olabiliyor.
Shakespeare, Hamlet’te şöyle seslenmiş bize “Serçenin ölmesinde bile bir bildiği var kaderin. Şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, Yarına kalacaksa bu gün olmaz. Bütün mesele hazır olmakta. Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış, erken bırakmış ne çıkar ne olacaksa olsun !”
Ay Akrep’te kurgular için aslında haklı sebepler çoktur. Sezgisel gelişmişlik, yalan ve riyayı fark etme, doğru öngörü yeteneği, 6. His gibi özellikler üst düzey çalışır. Ama bunlar genelde içsel mağarasında birikir. Eğer içsel mağarasının efendisi olup yüzleşmeyi, dönüştürmeyi, özelliklerine tasma takıp, kendi istediği yolda yürütmeyi öğretirse ciddi bir güce sahip olduğunu görecektir. Özellikle Mars’ın bulunduğu burç ve ev bu yol üzerinde kendisi için yardımcı olacaktır. Eğer gölge yanları yaşayıp, içinde bir çöplük büyütürse yine Mars’ın bulunduğu burç ve ev, bu versiyonda ödeme alanı olacaktır.
Sezgisel güçlü Ay Akrep, genelde gece insanı yönüne sahip veya uyuma sorunları olan bir yönü vardır. Soyut dünyası özellikle rüyalarla çalışır. Bu sebeple, transit ay dönemi herkes ve natalda Ay Akrep olanlar mütemadiyen haberci rüya görebilirler. Belki rüya günlüğü tutmak, iyi bir yaklaşım olabilir. Uyuma sorunları zorladığında, genelde sütlü gıdalar işe yarar.

Sevgiyle kalın

Birsen SUNGURAY

31 Ocak Aslan’da Ay Tutulması

Merhabalar Dostlar,
31 Ocak 16,26 da Tam Ay tutulması şeklinde güçlü bir dolunay yaşayacağız. Normal şartlarda dolunay etkileme süresi bir ay iken, ay tutulması ile gerçekleşen bu süre 4 ve 6 ay kadar uzatılır. Ancak 11 derece Aslan’da gerçekleşecek Ay tutulması, Dünyaya yakın gerçekleşeceği için Süper Ay şeklinde adlandırılıyor. Ankara üzerinden haritaya baktığımızda, yükselen 22 derece Yengeç’te olduğundan su elementi konuları, ülke, vatan, aile, güvenlik ve en çok da “kadın” konuları ön plana taşınıyor. Harita aynı zamanda tekrardan dolayı ve Güneş ışınları alamaması sebebiyle Kanlı ay denilen görünümü içeriyor. Yaklaşık olarak 150 yılda görünen bu görünümün etkileri için aylar ve yıllar bile vermek doğru olmayacaktır. Aslında tüm bu güçlü vurguları bile bir kenara koysak bile, Ay ve Kuzey Ay Düğümü kavuşumu bile tutulmanın kadersel döngüleri harekete geçirdiğini açıklar.

Tutulma haritasında kilit vurgu “kadınlar” üzerinden çalışmakta Ay, Ceres, Kad değerler alanında birleşmiş durumdalar. Karşıtlığında ise Güneş, Venüs, Gad kavuşumu kayıplar alanında birleşmiş durumda… Bu karşıtlık ise 5. Evde bulunan Akrep Jüpiter’e T kare ile bağlanmış durumda… Bu gergin görünüm özellikle “kadın” ile ilgili yüksek yargıya gelebilecek yeni kanunlar ve daha önce denemesi yapılan “küçük yaşta evlilik” gibi konulara son derece uyan işaretleri göstermektedir. Bu bağlamda oldukça dikkatli olunması gereken bir dönemden geçiyoruz. Kad kavuşumu ve Mars’tan alınan destek Ay ve Ceres’i mücadele için güçlendirmekte… Haritada 10. Ev Uranüs ve Satürn uyumu, bu konular için ani ve oldu, bitti tarzında bürokratik yollar denenebileceğini gösteriyor.
Tutulma haritasında dikkat edilmesi gereken bir açı da, Neptün ve Mars arasında özellikle dinsel fanatizm açısından ve ilüzyonel ataklar, yabancılar kaynaklı şiddet açısından dikkat edilmesi gereken durumlar içeriyor. Aslan tutulması aynı zamanda toplumsal olarak ön planda olan sanat ve siyaset alanından ki, isimler için kayıplar getirebilir.

Tutulmanın Aslan’da olacak olması “kalp” sağlığımız ile ilgili konuları tetikleyebileceğini hatırlatıp, eğer bu konuda kontrolleriniz ve tedavi olmanız gerekiyorsa, sürüncemeye bırakmayıp bir an önce girişimde bulunmanızı naçizane tavsiye ediyorum. Bu tutulma da, ayrıca saçlarımız üzerine yapmayı düşündüğümüz değişiklikler varsa, bunun için iyi bir zamanlama olacaktır.

Tutulma haritası ile; yüksek planda kadersel müdahaleler göreceğimiz bitişlere ve yeniliklere başlıyoruz. Aslan vurgusu kendimizi düzeltmek, yenilemek adına uygun zamanlar sunuyor. Unutmamak lazım ki, insan en çok kendi emeğinin ürünüdür. Bu nedenle kendimiz adına; öz güven, neşe, aşk, şans, irade, kişilik, kimlik, hayat enerjimiz, sahnede olmak ve kendimizi yönetmek, sorumluluk almak adına hayat planımızı tekrar, objektif şekilde gözden geçirmek iyi olabilir. Kendinizde değiştirmek istediğiniz konuları yazarak bir liste yapıp, daha sonra da yakarak dolunay ritueli gerçekleştirebilirsiniz.

Sevgiyle Kalın

Birsen SUNGURAY

Kış Geliyor

Merhabalar Dostlar,
Yarın 17 Ocak 2018 sabah erken saatlerde; 5. 20 de Oğlak burcunda yeni bir ay doğuyor. Yeniay Oğlak burcunun 26 derecesinde ve Venüs kavuşumu ile beraber stelyum oluşturuyor. Ayrıca Merkür, Satürn ve Plüton yine Oğlak burcunda olduğu için temsil ettiği değerleri fazlasıyla hissediyor olacağız. 2. Evde gerçekleşen yeniay maddi ve manevi değerleri gündeme getiriyor. Bir nevi varlık ve yokluk alemi karşılıklı olacak. Bu bağlamda elimizde ki değerlere şükretmeyi bilip, kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmayı bilmek gerekiyor. Son zamanlarda özellikle Satürn’ün kendi yöneticisi olduğu Oğlak’ta olması bu alanı zaten vurgulu hale getirmişti ancak bu ağır stelyum artık “kış geliyor” mesajı niteliğinde bir başlangıç sunuyor. Satürn tarz olarak zaten adım adım, planlı ve iyi düşünülmüş işleri temsil eder. Bunun dışında kalan iyi inşa edilmeyen her çeşit sistem gündeminde olacaktır. Yükselen Yay burcunda olmasına rağmen Yükselen yöneticisi Jüpiter Akrep burcunda ve Mars kavuşumu devam ediyor. Hem 11. hem 12. Evi Akrep yönettiği için geniş kitleleri ilgilendiren ve şiddet, eril enerji içerikli konulara dikkat edilmesini rica ediyorum.

Yeniay Oğlak enerjisi ile doğacağı için; olumlama ve niyetlerimizi Oğlak burcu değerleri içinden seçebiliriz. Anahtar sözcüklerimiz; Çalışkan olmak, iradeli olmak, dayanıklı olmak, ciddi olmak, mantıklı olmak, sabırlı olmak,analitik ve hesaplı, kitaplı olmak, planlı, programlı olmak, sorumluluk almak şeklinde olabilir.

Bu yeniay la beraber kavuşum yapan Bacchus ise “yeraltının rasyonel aklını” temsil etmektedir. Bacchus, mitolojide oniki titan tarafından parçalara ayrılır ve kalbi akıl, savaş ve sanat tanrıçası Minerva tarafında kurtarılır. Bacchus bilinç olarak “kendini ve evrensel birlik içinde yerini bilme” olarak tanımlanabilir. Yeniay ile birleşmesinin bize önemli mesajlar içerdiğini düşünüyorum…

Son olarak Albert Camus şöyle demiş “Kışın en soğuk zamanında, içimde yenemediğim bir yaz olduğunu öğrendim”

Sevgiyle Kalın

BİRSEN SUNGURAY

NOT: Bacchus üzerine Sayın Berk Yüksel’e ait çok güzel bir makale mevcut ben de yazımda yararlandım, okumak isteyenler için link atıyorum

http://blog.milliyet.com.tr/bakus–dionisos–gizemleri/Blog/?BlogNo=170103

 

 

Kraliyet Yıldızları


Günaydın herkese  keyifli pazarlar,

Bu gün biraz sabit yıldızlardan bahsetmek istiyorum. Sabit yıldızlar öncelikle haritamızda kadersel durumlar yaratır. Örnek olarak; dolmuşta karşılaşan besteci ve  yapımcının,  sizi duyması ve ünlü yapması gibi… (Bu tam spica oldu)  Sabit yıldız karakterine göre (ki  bu gezegenlerin karakteri verilerek anlatılır, yani gezegen karakterlerini iyi bilmek gerekiyor) etkiler yaratır. Bu etkiler, öncelikle içeriğinde mutlaka “güç” verir. Bu güç ama şöyle ama böyle olabilir. Etkilerinin açığa çıkması için;  gezegenler, ışıklar, Asc, Mc, Dc, Ic gibi ve ben bazen önemli astreoidler ile olan kavuşum ve paralel temaslarını baz alırım.

Sabit yıldızlar, verdikleri gücü daima şartlı olarak verirler. Yine örnek vermek gerekirse, (kraliyet yıldızları için verelim)  Fomalhaut güney yönünün bekçisidir. Venüs ve Merkür doğasındadır. Bu sabit yıldızı haritasında en başarılı gerçekleştırenler arasında Paulo Coelho’yu sayabilirim. Haritasında Mc ve Folalhaut kavuşumu mevcuttur.  Haritada spritüel güçler, idealizm, çevresine çeken bir karizma verir. Ancak bu gücün kötüye kullanımı  “sahte peygamberlik” gibi durumlar  söz konusu   olunca kişiyi alaşağı eder. Regulus ise kuzey yönünü korur. Kişiye şartlı olarak zenginlik, komuta yeteneği şeklinde güç sunar. Şartları ise güç size geçtiğinde başkalarından öç olma konusunda nasıl bir tavır sergilediğinde olacaktır. Aldebaran ise ikizler burcundadır, ancak Mars karakterine sahiptir. Doğu yönünün koruyucusudur.  Büyük bir savaşma ve üst düzeyde kendini ifade yeteneği verir. Şartlı yönü ise dürüstlük ile ilgili çalışır. Yani eğer layık olamazsanız bu güce aynı şekilde alaşağı eder. Aldebaran  kötü özellikleri baş ve boyun yaralanmaları şeklinde olabilir. Örnek olarak; (aktif çalıştığı bir harita olan) ; Mussolini ilk önce çok başarılı bir gazeteci iken sonradan güç kendine geçince “sözün verdiği gücü” manüplatif olarak kullanmaya başlamış ve ölümü asılarak olmuştur.

Son olarak ise Antares den bahsetmek istiyorum. Antares Batı yönünün koruyucusudur. Yay burcunda bulunmaktadır. Kişiye ciddi bir konuşma yeteneği ve güç, önemli konum sunar. Şartlı istekleri ise; abartılı olma ve kibir üzerinden çalışır. Kişi kendisine verilen güçle özellikle dayatma ve akıl verme, kendisi uygulamama gibi zaaflara yenik düşerse en çok kalp sorunları ve ciddi pozisyon kayıpları gibi durumlar yaşayacaktır.

Sabit yıldızlar açı dereceleri düşüktür. Sadece 1 ve maksimum 1.5 alınabilir. Her ne kadar sabit yıldızlar desek bile 72 yılda ilerlerler, bu sebeple dereceleri için link ve makale atıyorum, incelemek isteyenler için…

http://www.astrolojidergisi.com/Sabit-yildizlar.htm

Ben kısaca Perslerden bize gelen bir bilgi olan Kraliyet yıldızlarını anlatmaya çalıştım

Sevgiyle kalın

Birsen SUNGURAY

Uykudan Önce

Bir varmış, bir yokmuş diyeyim ve sizi zamansız bir yere götüreyim. Zamansız yer, zamansız değerlerin bulunduğu yerdir. Yani sadece ruhunuza yapışan güzellik anlam ifade eder. Ötesi yoktur, çünkü boşa geçen zaman ve emektir zaten.
Bu zamansız zaman, en çok uyuduğumuz veya uyuduğumuzu düşündüğümüz yerdir. Bu sebeple hazır olmak gerek… Çünkü rüyaları, belki kabusları gerçek yapıyoruz sonrasında…
Uykuyu bölen, anlamaya çalışanlar oldu. ( REM, ENREM gibi) tanımlar yaptılar. Hiç tam çözen olmadı. Ancak bunu bizler biliyoruz ki, kalkanlar düştüğü bu halimiz en yaratıcı halimiz aynı zamanda…
Bunun için “hazır olmak” gerek. Önce çöpü çıkarıyoruz. Tıpkı “dingin savaşçı” filminde bahsettiği gibi…Aslında bu kolay değil, yani gün içinde başımıza gelen küçük, büyük olayları değil sadece haftalar hatta yıllar öncesi yaşanılan sorunları her an cebinde taşıyan ne kadar çok insan var. Bazende yapay sorunlar keşfedip peşine düşeriz. Duyarlı olmak kötü değil tabii ama size yine bir film repliği ile yanıt vereyim. Tibet’te yedi yıl filminde Dalai Lama şöyle der “Eğer bir sorun çözülebiliyorsa kaygılanmaya gerek yoktur. Eğer çözülemiyorsa kaygılanmanın bir faydası yoktur.”
Kafanızı temiz tutmak adına hayali bir mekan oluşturabilirsiniz. Bir göl evi, sahil evi Vs. sevdiğiniz bir mekan… Bu şekilde maddi hayattan sızacak görüntüler için kaçacak temiz bir zihin alanımız olacaktır. Eğer gerçekleştirmek istediğimiz bir realite varsa bunu da zihni sakinleştirdikten sonra alabilirsiniz. Bu gerçeklik; doğru, güzel ve sevgi içermelidir. Yani en azından net söyleyebilirim, dolap, dümen, ezip, geçen her şey size zarar verir. Hayali ulaşmak istediğimiz realiteler detaylı şekilde düşünebiliyor olduğumuzda, hayat adına gerçekleştirme motivasyonu sağlar. Hayalimizde beş duyu kullanabiliriz. Yani bir çiçek bahçesi oluşturduğumuz zaman kokusu vs. olaya katabiliriz. Eğer sizde yarı uyku hali tam uykuya düşmemiş ise hâlâ, tekrar daha önce yarattığınız “sevgi mekanına” dönebilirsiniz. Eğer sabah uyandığımızda bir rüya veya kabus hatırlıyorsak, bunu herkes ile değil sadece bilinç düzeyi yüksek kişiler ile paylaşmak gerekiyor. Çünkü özellikle negatif enerji hızlı hareket ediyor ve paylaşımla adeta start almış oluyor.
Tüm bu anlatım 12. vurgusu olanlar ( hele de 12. ev Merkür) ve Neptün baskın haritalar için daha kolay olacaktır. Ayrıca zaten bilerek veya bilmeyerek uyguluyor olabilirler. Zihnimizi sakin tutmak ve içimizde bulunan bilgeliğe fırsat vermek hepimize iyi gelir diye düşünüyorum.
Şimdiden herkese iyi uykular, sevgiyle kalın

Birsen SUNGURAY

Efendi Uyanıyor (H.G. Wells)

Bilim kurgu seven bir çok kişinin, favori yazarlarından olan H.G. Wells aynı zamanda edebiyat dünyasının ilk distopyasını yazmıştır. “Efendi Uyanıyor” isimli eserinde, yine bir çok eserinde olduğu gibi sistem eleştirisi ve uçsuz bucaksız hayal gücü ile bizi başka bir dünyaya götürür.
Efendi Uyanıyor bir 19. yy. centilmeni olan Graham’ın öyküsünü anlatıyor. Nadir görülen bir uykusuzluk hastalığından mustarip olan Graham en sonunda uyumayı başarır. Ne var ki bu kez 200 yıllık trans halinde bir uykuya dalacaktır. Uyandığında ise, banka hesabına işleyen faizler sayesinde dünyanın en zengin ve en güçlü adamı olduğunu öğrenir. O artık bambaşka ve hiç tanımadığı bir dünyada yaşamaktadır. Dünyanın tek efendisi ve sahibi odur! Graham uyuduğu sırada servetini idare eden Konsey, tüm gezegene hüküm süren son derece karanlık ve acımasız bir sistem kurmuştur. Oysa insanların bir kurtarıcı olarak gördüğü Graham’dan beklenen, toplumu bu korkunç despotlardan kurtarmasıdır.Bir distopya klasiği ve politik bilimkurgu türünün en iyi örneklerinden biri olan Wells’in bu başyapıtı, okuru fantastik bir maceraya sürüklüyor. Günümüzden 114 yıl önce yazılmış olmasına rağmen global şirketlerin yükselişi, uçakların seyahat amaçlı kullanımı ve birçok teknolojik gelişmeyi zamanının çok ötesinde başarılı bir şekilde tahmin etmiş olması olması şaşkınlık yaratıyor. Geleceğe dair yerinde tahminlerinin yanı sıra toplumsal adaletsizlikle boğuşan bir dünyayı tasvir eden Efendi Uyanıyor, distopya, bilim kurgu ve politik roman hayranları için mükemmel bir eser…

H.G. Wells’ın özellikle İngiltere Eton College mezunu olduğunu ve distopya tarzının önemli yazarlarının yine bu okuldan çıktığını belirtmek isterim. Örnek olarak; Aldous Huxley “Cesur Yeni Dünya” ve George Orwell “1984”
H.G. Wells yazar olarak Başak burcunda ve Güneş, Merkür kavuşumu olan, yazdığı eserleri defalarca yazması ile ünlü titiz bir yazar. Aynı zamanda Ay burcu Kova olan yazar, bilim kurgu konusunda öngörü yaklaşımı ile ilgili ipucu veriyor. Sevdiğim diğer eserlerini vaktim oldukça yazmaya çalışacağım. ilginiz için şimdiden teşekkürler, Sevgiyle kalın                         Birsen SUNGURAY

2 Ocak 2018 Yengeç Dolunayı

Merhabalar Dostlarım,
Yeni yılın ilk gökyüzü görünümü, 2 Ocak saat 5;24 de 11 derece Yengeç burcunda Dolunay ile oluşuyor. Dünyaya yakın bir Süperay görünümü mevcut olacak ve Ay kendi yöneticisinde olduğundan kuvvetli bir dolunay yaşayacağız. Ankara üzerinden çıkardığım haritaya göre; Ay 8. Evde dolunay oluştururken, 2. Ev karşıtlığı ve 12 ve 3. Ev açıları sebebiyle Uçurtma kalıbı oluşturuyor. Horoskop için karanlık bir alan olan 8. Ev konuları Ölüm, bankacılık ve sigorta, atıl alanlarımızda daha önce fark etmediğimiz sonuçlar ile karşı karşıya geleceğiz. Su burçlarında meydana gelen büyük üçgen bize rüya, okült konular ve bireysel ve kolektif bilinçaltı konuları üzerine bilgi akışı sağlıyor. 2. Ve 8. Aks karşılığı maddi ve manevi değerlerimizi hedef alan konuların aktive olması ile karakterize ancak genel toplumsal açıdan bakarsak, harita yükseleni Yay ve yöneticisi Jüpiter 12. Evde Mars ile kavuşum halinde Akrep burcunda olmasından dolayı gizli düşmanlık, yabancılar, uluslar arası konular üzerine görünür haberler ve gündem oluşturabilir. Güneş çevresinde bulunan Oğlak stelyum dayanıklılık, adım adım planlı davranma, tecrübelerden yararlanma ve ilişkiler, adalet konularında (Venüs kavuşum) kontrollü olma (Pluton kavuşum) derinlemesine düşünmeyi öneriyor. 2. Ev ve 8. Ev konularında her zaman temel bakış açılarımız arasında “varolan değerlerimize şükretmek ve paylaşmak” önemlidir. Bu sebeple, aynı zamanda bir şeyleri sürekli biriktirmek; hayatımızı ağırlaştırıp, ileri taşıma adına ancak sorun yaratır. Hazır 8. Ev Dolunay yakalamışken, hayatımızı sadeleştirmek adına neler yapabileceğimizi düşünmenin ve eyleme geçmenin tam zamanı… Dolunay bitiş enerjisiyle; aile alanında, ev içinde, düşüncelerimiz ve duygularımız adına, ev ve iş dengemiz adına, gelirlerimiz ve giderlerimiz açısından, şimdiye kadar değer yüklediklerimiz adına sadeleşmek, arınmak adına bize güzel bir zamanlama sunuyor. Bu konuları dolunay ritüeli olarak netleştirip, sadeleşmek adına gerekli adımları atabiliriz. Harita adına bize özel yanı ise açı kalıbı dolayısıyla, şimdiye kadar hobi olarak gördüğümüz, yeteneğimiz olan ama kendi çapımızda takıldığımız bir konunun, emek sarfettiğimiz ama şimdiye kadar karşılığını görmediğimiz bir konunun karşılığını görmemiz olacaktır.

Dolunay bitiş enerjisi olduğu için hayatınızda olumlu nihayete eren durumlar yaratmasını dilerim. Ay dolunay görünümü sonrası saat 09:10 da Sirius yıldızı ile kavuşum yapacağı için dua, niyet, olumlama adına uygun bir zamanlama olacaktır. Gönlünüzden geçenler, güzelliklerle buluşsun, bütünün hayrına olsun.

Sevgiyle Kalın

Birsen SUNGURAY

 

Satürn ve Uranüs Tarzı

Merhabalar Dostlar,

Hepimizin başarı sözcüğü için atfettiğimiz farklı tanımlarımız var. Bu tanımlar bizlerin neye ve ne kadar değer verdiğimiz konusu ile son derece ilgili… Ancak günümüzde daha sorgulayan ve hayatın ilüzyonel yaklaşımlarına idrak gösteren insanlar olduğunu görmek beni çok mutlu ediyor. Tüm bunların çoğalarak, somut gerçeklere dönüşmesini ise giderek daha fazla görüp, yaşayacağımıza inanıyorum. İnsanoğlu daha fazla satın alarak, daha fazla kirleterek, daha fazla materyel peşinde koşarak aslında insan tarafını desteklemediğini  içsel olarak zaten biliyor. Artık “mutluluk” kavramını şartlara bağlamadan, mutlu olmayı öğrenebiliriz. Mutlu olmak için güzellik, zenginlik, başarı adına tariflediğimiz ağır standartlara uymak zorunda değiliz. Kendi “mutluluğumuz” adına önümüze koyduğumuz ağır şartlardan biri olan “başarı” ego ve sahip olma adına, tatmini olmayan sorumluluklar içerir. Yani; etiket yükseltmenin veya daha fazlasını kazanmanın sonu olmadığı için “başarı” kavramı da, bilinç düzeyinize göre  ilüzyonel oluyor. Halil Cibran şöyle der; “Nefsi doyurmak, deniz suyuyla susuzluk gidermeye benzer”

Her birimizin genel olarak transitlerini korku ile izlediği gezegen olmasına rağmen Satürn, aynı zamanda kalıcı başarıyı, emeklerin somut karşılığını ve statüyü temsil eder. Satürn transitleri bizim için zorludur. Çünkü göz yaşına bakmaz, fırsatlarla gelen kolay başarıyı temsil etmez. Satürn; öğrenilmiş, defalarca tekrar edilerek uygulanmış, sonuçları alınarak, incelenmiş bir bilgiyi temsil eder. Bu yüzden bilginin bilgelikle buluşması gerekir. Transit bulunduğu alanda ve burcun karakterine göre sizi mutlaka “adam eder” ayıptır söylemesi… Satürn Oğlak burcunu temsil eder ve aynı zamanda Kova burcunun klasik temsilcisidir. Satürn Oğlak ile bireysel özelliklerini gösterirken, topluma yayılan özellikleri Kova ile gösterir. Satürn gezegenler içinde fiziksel ve sembol olarak “sınıra” işaret  ederken Uranüs “sınır ötesinde olmaya” fiziksel ve sembolik  olarak işaret eder. 

Satürn ve Uranüs’ün başarı üzerine tarzlarını anlatmak içinse, çok büyük bir kolaylık yapmaya karar verdim. Satürn Tarzı için; Person of İnterest dizisinden “Harold Finch” ve Uranüs Tarzı içinse Fringe dizisinden “Walter Bishop” dan bahsedeceğim…

“Person of interest”  dizisini izlerken en çok düşündüklerimden biri , senaryo yazanlar karma ve astroloji üzerine kesin bilgi sahibi olmalılar şeklindeydi. Özellikle “Harold” tam bir Satürn insanı, başında olduğu sistem her şeyi ve herkesi görüyor. Muhtemel durumlar ortaya koyuyor ve bu durumlara göre herkes rolünü (Katil / Kurban gibi) iradesi ile ortaya koyuyor. Sistemi ise buna göre olumlu olandan yana çalıştırıyor ve koruyor. Yarattığı sisteme temas eden herkes büyük dönüşümler yaşıyor. Hiçbir zaman açık uç kalmıyor ve bir durum da tam gerçekleşmeyen adalet, mutlaka gelecekte nihayete eriyor. Harold Finch, dizide komuta dairesi insanı ve sağlam basan, ketum, büyük bedeller ödeyen ve olgunlukla bilgeliğin karışımı. Yapılması gerekeni ne olursa olsun yapıyor. Ancak karşısına çıkacak çoklu ihtimalleri ölçüp, biçen hazırlıklı yanları var. Basamak, basamak ve adım adım gidiyor. Tüm kaynaklarını hem insan, hem materyel üst düzey kullanabiliyor.

Uranüs tarzı başarı içinse; sevdiğim, örnek  dizi karakteri “Walter Bishop” Fringe’den, Walter zaten bir “sınırbilim” uzmanı olan çılgın bir bilim adamı… Dizide bu kadar zekaya tek evren yetmez deyip, paralel evrenler kurgulamışlar.  Uranüs tarzı,  ani şekilde ilhamlar alıyor ve hemen gerçekleştirmeye çalışıyor. Normalle pek işi yok. Dağınık ortam veya pijamayla çalışması gibi ayrıntılar hiç sorun değil. Kafasında fikri gerçeğe dönüştürürken çocukça zevk alıyor. Böyle bir kişiliğin uğraştığı sorunlar da tabii ki sıra dışı oluyor. Ancak kendisi de bu sorunlara beklenmedik çözümler yaratıyor. (Yani oğlunu tedavi ettirmek için zaman makinesi icat etmek gibi ne diyim yani?) Hep çocuk kalan ama aynı zamanda çok da hüzünlü bir karakter kendisi … Duygusal yanlarını kontrol etmek gibi bir derde sahip değil.  Ancak zihninde çok fazla yaşadığı için çevresindeki durumlara zor adapte olabiliyor. İnsanların isimlerini hatırlayamayıp, saçmalamak şeklinde davranışları var nitekim.

Yazımın son satırlarına ulaşan sizleri kutluyorum, yazmaya çalıştığım tarzların hangisine sahip olduğunuzu eminim düşünüp, ölçüp, biçtiniz. Hangisini daha yakın hissettiğiniz, aynı zamanda  çalışma tarzınız ve neticede sizi başarılara ulaştıracak tarzınız olacaktır.

Sevgiyle kalın

Birsen SUNGURAY

Bertrand Russell – Muhammed Ali

Muhammed Ali,

Ernie “Ahtapot” Terrell ile çıkacağı maça hazırlanırken, çalıştığı salonda onu seyre gelen basın mensuplarının, “Komisyon sizi askere almaya karar verdi, Vietnam’a gönderileceksiniz, buna ne diyorsunuz şampiyon?” şeklindeki sorusuna, “Vietkonglularla ne problemim olabilir ki? Onlar bana hiçbir zaman ‘pis zenci’ demediler!” yanıtını vermişti..

O akşam evine döndüğünde, evinin önünde, aleyhinde “vatan haini”, “koca ağızlı piç”, “askerde gününü göreceksin”, “senden nefret ediyorum” diye bağıran bir kalabalıkla karşılaşır.

Sinirli bir şekilde evine girdikten sonra da ardı ardına çalan telefonlar ve her türlü hakaret durmak bilmez. Bir ara, kardeşi Rahman bir telefon ahizesini ona uzatır, “İngiltere’den Bertrand Russell diye biri arıyor,” der.

Hattın öbür ucundaki adam İngiliz aksanıyla konuşmaktadır: “Merhaba, Muhammed Ali ile mi konuşuyorum?”

– Evet, buyurun.

– Tebrikler! Şampiyonlar genellikle iktidardan yanadır. Siz öyle değilsiniz.

Bertrand Russell’ın kim olduğu hakkında en ufak bir fikri olmayan M. Ali sorar:

-Pekala ahbap, sana bir soru: Mayıs’ta Londra’da sizin Henry Cooper’la maçım var. Bahis oynayacak olsan, parayı hangimize yatırırsın?

“Cooper güçlü bir boksör, fakat paramı sana yatırırdım..”

“- Ha ha haa ! Göründüğün kadar aptal değilsin !..”

O günlerde sıklıkla yaptığı bir espridir bu Muhammed Ali’nin..

Birkaç gün geçer.. Lisansını geri alabilmek için, Vali Reagan’ın ofisine giden boksör, bekleme salonunda bunalmış durumdayken, kitaplıktan rastgele bir ansiklopedi alıp karıştırmaya başlar.. Ve o ciltte yine tesadüfen Bertrand Russell ile ilgili şu satırlarla karşılaşır: “Bertrand Russell 20. yüzyılın önemli filozoflarından biri, matematikçi, 1950 Nobel Ödülü sahibi…”

Çok utanmıştır, bu büyük yazara karşı yaptığı espri nedeniyle. Hemen o gün Russell’a telefon açar:

“-Efendim, ben serserinin tekiyim. Lisede bana sizin kim olduğunuzu öğretmemişlerdi. Yaptığım kaba şakadan ötürü beni bağışlayın lütfen..”

“Rica ederim. Bence güzel espriydi. Lütfen bunu dert etmeyin şampiyon. Siz tüm insanlığın iyiliği için çalışan birisiniz. Size tüm benliğimle hayranlık duyuyorum. İngiltere’ye gelince haber verin..”

Muhammed Ali bu görüşmeden sonra, İngiltere’ye gideceği güne kadar, Russell’ın hemen hemen tüm kitaplarını okur ve çok sever.. O kadar ki, onun bir fotoğrafını yanında taşımaya başlar. İnsanlara ondan bahsederken çıkarıp göstermektedir..

İngiltere’de görüşemezler, yazar zaten çok yaşlıdır.. Fakat onunla sık sık mektuplaşırlar, birbirlerine kart gönderirler..

1970’in Şubat ayında bir gün ona telefon ettiğinde, Russell’ın birkaç gün önce öldüğünü öğrenir..

Hiç görüşemediği, fakat onu gerçekten çok sevdiği yazarın fotoğrafını hep yanında taşır..

K. PERKER “Defterler”