Medea; Ayarsız Tanrıça

Merhabalar Dostlar,

Yakın bir süre önce Cadılar Bayramını geçtik, hazır hafızalar da  tazeyken, Cadılık denince ilk akla gelen mitoloji kahramanını biraz hatırlayalım isterseniz …

Medea mitolojinin güçlü bir o kadar da korkutucu karakterleri arasındadır. Medea üzerine Euripides ve Seneca eserleri ile bilgi sahibi oluyoruz. Euripides eserinde Medea’yı oldukça sert  şekilde işlemiş olmasına rağmen Seneca’da biraz daha yumuşamış, duygularına söz geçiremeyen ihtiraslı, kıskanç bir kadına dönüşmüştür.

Medea, mitolojinin en gizemli, güçlü kadın figürleri arasında başı çeker. Medea, Kolchis Kralı Aietes’in kızıdır. Dedesi  olan Helios ise Güneş’in oğludur. Annesi ve halası Kirke’den Simya, bitkilerle şifacılığı öğrenmiştir. Mitoloji de kendisine “Jason  ve Argonautlar” hikayesinde ilk olarak rastlıyoruz. Mitolojinin bu hikayesi tam bir Mars sembolizmi gösterir. Şöyleki;  “Altın Post” peşinden giden Jason Mars yönetiminde olan Koç semboliklerini, denemelerini yaşarken; yine Mars yönetiminde olan Akrep semboliklerini, denemelerini yaşamak Medea’ya düşer.

Jason; İolkos Kralının oğludur ancak tahtı amcası tarafından elinden alınmıştır. Amcası Pelias, eğer “Altın Post”u bulup getirirse, tahtı tekrar geri vereceğini vaad eder. Bu hikayede bahsedilen “Altın Post” konusuna bir antiparantez açmak istiyorum. Eğer Şeb-i Aruz törenlerine gitmişseniz burada yine “post”  serilmesi ile ilgili bir bölüm vardır. Bu törenlerde Post; makam kavramını içermektedir. Şeb-i Aruz da “kırmızı post” olarak geçer. (Ki Kırmızı yine Mars rengidir) Altın kavramı veya Simya mitlerde insanın, insanı kamile dönüşümünü ifade eder. Jason, sonunu düşünen kahraman olamayacağı için,  Kolchis’e  gitmeye ve altın postu getirmeye karar verir. Hazırlıklara başlayan Jason, çevresine oldukça iyi bir ekip toplar. Herakles, Castor ve Pollux, Orfeus ilk akla gelenler olmak üzere neredeyse mitolojinin tüm kahramanları yanında yer alırlar. Toplamda ellibeş kişidirler. Gemilerini ise Argos Usta yapar. Geminin ismini hızlı anlamına gelen “Argo” koyarlar. Tanrıça Athena ise Argo gemisine dümen hediye eder. Bir çok maceranın sonunda Kolchis’e ulaşan Jason ve Argonautlar savaşmayı düşünürken oldukça iyi karşılanırlar. Kolchis Kralı Aietes savaşmak yerine Jason’a bir çok mümkünatı olmayan denemeler verir. Örnek vermek gerekirse; bir ejderhanın dişlerini söküp tarlalara ekerek yenilmez savaşçılar yaratmak gibi bir çok  denemeyi başarır. Tabii ki bu başarılar büyücü Prenses Medea’nın yardımıyla gerçekleşmektedir. Bu yardımlar karşılığında Jason, Medea’ya evlenme sözü verir. Ancak Kral Aietes ne Medea’nın evlenmesini ne de Altın Postu teslim etmeyi kabul etmez. Altın Postu çalan Jason, Medea ile kaçarlar. Yolda gemileri yakalanma tehlikesi geçirince kardeşi Apsyrtos’u keserek parçalarını kesip denize atar. Bu şekilde Kolchis’ten kaçabilirler. İolkos’a dönerken Büyücü Kirke’ye uğrarlar. Kirke, Medea’yı öldürme suçundan arındırır. Ancak Jason’a  güvenmez ve her hangi bir konuda yardımcı olmaz.

Jason, İolkos’a  Altın Post ile gitmesine rağmen amcası tahtı geri vermez. Burada Medea korkunç bir tiyatro hazırlar. Kaynar bir kazana atarak koçları, kuzuya  çevirebildiğini gösterir. Pelias’ın kızları da bunu babaları için yapmak isterler. Tabii ki Kral Pelias bu oyun sonucunda ölür. Bu korkuç tiyaro ise Jason ve Medea’a istedikleri gücü yine vermez. Tahta Pelias’ın oğulları geçer ve İolkos’tan sürgün edilirler. Son olarak Korinthos’a sığınan ikili Kral Kreon tarafından iyi karşılanırlar. Ancak artık iki çocukları olmuş ve Jason, Medea’dan sıkılmıştır. Bu nedenle,Kral Kreon’ın kızı Kreuse ile evlenmeye karar verir. Medea, bu gelişmeler üzerine Kreuse’ya onu giyince yakan bir elbise göndererek öldürür. Daha sonra ise Jason’dan olan iki oğlunu öldürür. Babalarına ölülerini gösterdikten sonra Kolchis’e geri döner.

Medea mitolojik hikayesi ile; ilaçların, zehirlerin ve büyünün Tanrıçasıdır. Güç peşinde gezerken aslında gerçek gücü içinde barındırır. Krallara yaptığı aksiyonlarla, dalaverelerle  hükmeder. Ölüm, kalım, var etme gibi çok önemli konularda büyük bir yeteneği barındırır. Duyguları ise sınırsızdır. Sevgisi, tutkusu, kıskançlığı, öfkesi, nefreti için herhangi bir sınır anlayışı yoktur. Medea  ilaç yada zehir hazırlarken doğru dozu buluyor olabilir ama bunu duygularında bir türlü  yapamaz…

Sembolleri arasında Colchium çiçeği vardır. Ülkemizde bu çiçek “var git”çiçeği olarak da bilinir. Sonbahar sonunda açan çiçek, kışın gelişinin de habercisidir.

Paracelsus’dan bir alıntı ile bitirelim “ Her madde zehirdir, zehir olmayan hiçbir şey yoktur. Ancak zehirle, ilacı ayıran dozudur”

Sevgiler (Uygun dozda tabii)

Birsen SUNGURAY

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir