Papa

Bir gün Papa makam arabasıyla giderken canı çok sıkılır ve şoförüne yer değiştirmeyi önerir.

Bunlar yer değiştirir ve Papa hız yapar. Gaza basar da basar.. En sonunda bir polis arabası tarafından çevrilir. Memur Papa’yı görünce şaşırır ve amirine başvurur. Amirle aralarında şu konuşma geçer:

-“Amirim, burada çok önemli biri var, hız yapıyordu, ceza yazacak mıyım?” –

-“Yazacaksın tabii, kaymakam da olsa, vali de olsa ceza yazacaksın.”

-“Hayır amirim daha da önemli!”

-“Devlet bakanı da olsa yazacaksın.”

-“Hayır amirim daha da önemli!”

-“Başbakan da olsa yazacaksın.”

-“Hayır amirim hayır daha da önemli!”

-“Bill Clinton da olsa yazacaksın!!!”

-“Hayır amirim daha da önemli!”

-“Eee, kim bu daha da önemli daha da önemli deyip durduğun?”

-“Valla amirim kim olduğunu ben de bilmiyorum, ama şoförü papa!!”

Cennet.

Bektaşiye demişler ki
– İyilik yap, iyilik et.
– Neden?
– Cennete gidersin.
– Ne var cennette?
– Huri kızları falan, filan.
– İçki var mı içki?
– Bre melun, içki ne gezsin cennette, orası meyhane mi?
– Meyhane değil, peki kerhane mi?

Tutuyorum.

Kadının biri yanlışlıkla erkekler tuvaletine girmiş.
Yanlışlığı farkedince de AYYYYYY diye bağırıvermiş.
İçeride çişini yapan bir beyefendi de hiç istifini bozmadan

– Korkmayın bayan, tutuyorum…

Vurduk onu.

Babam öldü, demis Temel. Ilyas sormus:
– Neden öldü?
– Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düstü.
– Eyvah parçalandi mi?
– Yok, giristeki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karsi apartmana
yöneldi.
– Apartmana mi çarpti, nasil oldu?
– Yok, karsi apartmanin
balkonunda çamasirlar asili idi. Çamasir ipine vurup fabrikanin bahçesine
düstü.
– Orada mi öldü?
– Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki
yaylarin üzerine düsüp havalandi yeniden…
– Peki sonra?
– Sonrasi ne?
– Baktik ki yere inmiyor, biz de vurduk onu.

Çocuk aklı.

Mahallenin iki afacan kardesi tum mahalleliyi
biktirmis. Surekli ana-babalarina sikayet geliyor
mahalleliden. Kirilan camlarin, kuyruguna teneke
baglanan kedilerin, lastigi indirilen
arabalarin sorumlusu hep afacan kardesler. Ana-babasi
usanip bu durumdan kilisenin papazina anlatirlar
durumu veyardim isterler. Papaz “gonderin cocuklari
konusayim” der.
Cocuklari gonderirler.
Papaz once buyuk oglani cagirir.
“Soyle bakiim evladim,Tanri nerede ?”
Cocuk susar.
Papaz Tekrar sorar .
“evladim soylesene Tanrimiz nerede?”.
Cocuk susmaya devam eder.
Papaz israrla sormaya devam eder, cocuk susmaya..
Sinirlenir Papaz, “konussana be cocuk nerde Tanri? ”
Cocuk aniden firlar, kiliseden kosarak kaciyorken
seslenir kardesine” kacalim cabuk !”. Eve giderler ,
odalarina cikip kapiyi iyice kapatirlar, kucuk oglan
sorar buyugune” neden
kaciyoruz?”
Buyuk yanitlar
“iste simdi hapi yuttuk, Tanr? kaybolmu? bizden
biliyorlar!!!”

Amerikan zekası.

Amerikalı ve Japon safarideymiş. Karşılarına bir aslan çıkmış. Amerikalı
hemen çantasından spor ayakkabılarını çıkarıp giyinmeye başlamış. Japon
demiş ki:
– Aslandan hızlı koşmayı mı düşünüyorsun dostum?

Amerikalı cevap vermiş
– Senden hızlı koşsam yeter.

Gerdek.

Temel, Dursun ve İdris bekarken anlattıkları gibi aynı düğünde evlenerek aynı yerde balayı geçirmek üzere lüks bir otele giderler. Bir ara aralarında
geçen muhabbet üzerine gece kaç kere ilişkiye girdiklerini sabah ekmeğe sürdükleri yağdan anlayacaklardır.

Sabah olur ve üç aile kahvaltıya oturur.

İdris ekmeği alır 1, 2 kat yağ sürer;
Dursun ekmeği alır 1, 2, 3 der kalır;
Temel kabararak ekmeği alır 1, 2, ters çevirir ekmeği 1, 2…

Temel ve Yunan.

Temel askerliğini yunan sınırında yapıyormuş.
Temel’in canı çok sıkılıyormuş.
Yunan’a bir ıslık çalmış elleriyle “Havacı mısın?” işareti yapmış,Yunan aldırmamış.
Bir ıslık çalmış elleriyle “Karacı mısın?” işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış “Denizci misin?” anlamında yüzme işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış. El haraketi yaparak “Topçu musun?” demiş, Yunan aldırmamış.
Bir ıslık daha çalmış “Gözcü müsün?” anlamında dürbün işareti yapmış, Yunan aldırmamış.
Nöbetler değişmiş sıra yine Temel’le Yunan’a gelmiş.
Yunan’a hadi sınıra git demişler Yunan da:

– “Ben oraya gitmem. Orada bir deli Türk askeri var, bana hava kararınca yüzerek gelip sana bir koyacam gözlerin fırlayacak diyor..”

Abi! Benim, ben!

Genç çocuk son model Porsche marka arabası ile yolda ilerlerken kırmızı ışıkta durur. Tam o sırada arkadan gelen bir kamyon büyük gürültü ile arabaya çarpar. İkisi de inerler bakarlar ki arabanın arkası haşat. Kamyonun şoförü, gencin ayaklarına kapanır:

– “Abicim sen beni affet. Ben 30 yıl çalışsam bunu ödeyemem. Sen şu kardeşini affet” der.

Çocuk bakar ki adamın hakikaten hali vakti pek yerinde değil. Adamı affeder ve arabasına binip yoluna devam eder. Çocuk iki, üç ışık sonra tekrar durur. Derken yine büyük bir gürültüyle arabasına arkadan çarparlar. Çocuk arabadan iner bir de bakar ki yine aynı kamyon şoförü arabasına vurmuştur. Ancak bu sefer şoför kamyondan dışarı çıkmadan sadece kafasını pencereden uzatır ve:

– “Abi benim ben.. Devam et!”.

Temel Amerika’da…

Temel, in the immigration office…
Officer asks :
– Sex?
– 3 times a week
– No … I mean, male or female ?
– Doesn’t matter.

TÜRKÇESİ:

Temel göçmen bürosundadır.
Memur sorar:
– Cinsiyet (Temel bunu seks durumunuz olarak anlar)
– Haftada 3 kez.
– Yanlış anladınız… Ben kadın mı, erkek mi olduğunu sormuştum.
– Farketmez.

Uyarı.

Temel ile Fadime yatakta sevişirken Fadime sürekli olarak Temel’e

– “Bak Temel bu iş böyle olmuyor önce uyarılmam lazım” diye itiraz etmekteymiş.
Temel’in canına tak etmiş.

Bir sabah işe giderken:

– “Bak Fadime seni uyarıyorum akşama seni s…..ğum ona göre. Sonra uyarmadı deme.

Arada “R” var.

Tabura yeni bir komutan gelmiş ve askerleri toplayarak bir konuşma yapacağını belirtmiş. Bütün askerler toplanmışlar ve komutan başlamış konuşmaya:

– Bugün tanışmak için sizleri buraya topladım. Benim adım Ahmet, soyadım Kırç. Tekrar ediyorum, Kırç. Arada R var. Sakın ola diliniz sürçmesin çok fena yaparım. Herkes iyice ezberlesin, hata istemem!

Askerler dağılmışlar ve herkes “Arada R var, arada R var” diye içinden ezbere koyulmuş. Komutan ise bu konuda ne kadar hassas olduğunu göstermek için sağda solda gördüğü askere soruyormuş:

– Sen!

– Emredin komutanım!

– Soyadım ne benim?

– Kırç komutanım.

– Aferin! İşinin başına!

Komutan böyle böyle her gün bir kaç kere soyadını soruyor ancak kimse şaşırmıyormuş. Temel ise bu konuda çok sancılıymış. Ya bir gün piyango kendisine çıkarsa ve şaşırırsa diye daralıp dururmuş. Nihayet bir gün tören esnasında komutan aniden arkasına dönmüş ve Temel’i işaret ederek:

– Sen! Soyadım ne benim?

Temel heyecandan konuşamıyor, nutku tutulmuş. Yaprak gibi sallanmaya başlamış. Komutan gayet sinirli:

– Sana söylüyorum, cevap ver, asabımı bozma!

Hemen arkasındaki arkadaşı bakmış Temel’in başı belaya girecek hemen fısıldamış:

– Arada ‘R’ var, arada ‘R’ var…

Bunun üzerine Temel rahatlamış ve cevap vermiş:

– Gört komutanım.

Kendinde olmayan.

Bektaşi’nin biri her nasılsa camiye gitmiş, yani başında namaz kılan adam.

-Allah’ım! Beni dinden, imandan eksik etme, diye dua ediyormuş. Bektaşi’de başlamış duaya.

– Allah’ım bana bir şişe rakı parası ihsan eyle… Bunu duyan adam.

– Bre dinsiz imansız herif , hiç Allah’tan rakı parası istenir mi?. Bektaşi

– Kızma be Îmanım, herkes kendinde olmayanı ister. Sen biraz daha din, iman istiyorsun. Benim dinim, Îmanım tamamdır, onun için bende rakı parası istiyorum.

Gayboldim.

– Bir TV kanalı Güney Doğu illerine belgesel çekmeye gitmiş. İşte köy köy dolaşacaklar, ahalinin halini, günlük yaşamını anlatacaklar. Bir köyde yaşlı bir amca bulmuşlar, sohbeti kuvvetli.

– “Amca” demişler. “Sen bize en mutlu günlerinden birini anlat, biz de kaydedelim. Âlem görsün ne mutlu günleriniz var!”

Amca başlamış:
– Bi gün Hamdo’nun eşegi gayboldi. Daga gittik, eşegi aradık,aradık. Eşegi bulduk, çok sevindik. O sevinçle hepimiz eşegi s ….”

Yönetmen bir panik atlamış:

– “Kes, kes, kaydı kes!”

Amcaya dönmüş:

– “Aman amca ne yapıyorsun? Hiç öyle hikâye olur mu? Eşekli filan. Sen bize başka mutlu bir hikâyeni anlat”

Amca başlamış:

– “Bi gün Memo’nun garisi gaybodi. Daga gittik, gariyi aradık. Gariyi bulduk, çok sevindik. O sevinçle hepimiz…”

– “Aman aman Amca, anlaşıldı! Sen boşver mutlu hikâyeleri, sen en iyisi bize En üzüldüğün hikâyeyi anlat!”

– “Bi gün daga gittim gayboldim!”

Kız babası.

İki eski arkadaş seneler sonra yolda karşılaşırlar. Eski günleri andıktan sonra biri diğerine sorar:

-Yahu senin benimkiyle yaşıt bir kızın vardı, o ne yapıyor şimdi?

Adam da övgüyle kızını anlatmaya başlar:

– Sorma, bizimki liseyi zorla bitirdi sınavı kazanamadı ama özel bir şirkette sekreter olarak çalışmaya başladı. Kı…sa sürede patronun gözüne girdi, özel sekreter oldu. Patron nereye gitse onu da beraber götürüyor. Kürkler, pırlantalar hediye ediyor. Yurt dışına bile beraber gidiyorlar. Hatta yakında kızıma bir araba bile alacak. Eeee senin kız ne yapıyor?

Diğer baba biraz düşünmüş ve biraz mahcup cevaplamış:

– Sorma, benimki de orospu oldu; ama ben senin gibi güzel anlatamıyorum.

Prova.

Temel bir gece evinde uyurken üst kattan dambur gümbür sesler gelmeye başlamış. Sinirlenen Temel hemen yukarıya çıkmış karşısında halay çeken insanları görünce,

– “Napıyorsunuz“ diye sormuş.

İçlerinden biri:

– “Kusura bakma Temel. Yarın programımız var prova yapıyoruz” demiş.

Temel sinirlenmiş ama ne fayda yatağına geri dönmüş. 2.gece tekrar Temel tam uykuya geçecekken yukardan yine dambur gümbür sesler gelmeye başlamış. Temel bir hışımla yukarıya çıkmış. Yine içlerinden biri:

– “Kusura bakma Temel. Yağmur dolayısıyla program iptal edildi. Yarın için prova yapıyoruz” demiş.

Temel bu kez de sesini çıkarmamış ve yatağına geri dönmüş. Bu günlerce böyle sürmüş. Ve bir gece temel o gürültüye yukarı çıkmamış. Yukardakiler merak edip birini Temel’in yanına göndermişler.

– “Git bak Temel niye çıkmadı?” demişler.

Adam Temel’in yanına gelmiş birde ne görsün. Temel 31 çekiyor.

– “Hayırdır Temel bu ne hal?” demiş adam.

– “Yarın ananızı sikecem; prova yapıyorum” demiş.

Pazarlık.

Meclise bir kapı yaptırılacak, bunun için fiyat araştırması yapılıyor.

Birinci kişi gelmiş:

– Kaça yaparsın?
– 750 TL’ye yaparım.
– Nasıl hesapladın?
– 500 malzemeye gider, 250’de işçiliğe alırım. 750 eder.

İkinci kişi gelmiş:

– Kaça yaparsın?
– 600 TL’ye yaparım.
– Nasıl hesapladın?
– 400 malzemeye gider, 200’de işçiliğe alırım. 600 eder.

Üçüncü kişi gelmiş:

– Kaça yaparsın?
– 500 TL’ye yaparım.
– Nasıl hesapladın?
– 350 malzemeye gider, 150’de işçiliğe alırım. 500 eder.

Dördüncü ve son kişi gelmiş:

– Kaça yaparsın?
– 1.500 TL’ye yaparım.
– Nasıl hesapladın?
– 500 TL sana, 500 TL bana, 500 de şu ustaya veririz kapıyı yapar.

Sigara

Temel’le bir adam parkta oturuyormuş. Temel de sigara içiyormuş. Adam dumandan rahatsız olmuş.
Dönmüş Temel’e ve sormuş:

– Kaç yıldır sigara içiyorsun?

Temel cevap vermiş:

– 30 yıl.

Adam başlamış nasihata:

– Bak 30 yılda sigaraya verdiğin parayı

biriktirsen şu karşıdaki lüks villa ve önünde duran son model araba senin olabilirdi.

Temel dönmüş ve sormuş:

– Sen sigara içiy musun?

Adam cevaplamış:

– Ben hiç sigara içmedim.

Temel tekrar sormuş:

– Peçi şu villa ve lüks araba senin mu?

– Hayır !

Temel eklemiş:

– Fazla konuşma o zaman. Çünku onlar penum… :

Şantaj

Evin hizmetçisi han?m?ndan maa??na zam ister.
Evin han?m? ho?nutsuz sebebini sorar.

Hizmetçi:

– 3 sebebim var: Birincisi ben sizden daha iyi ütü yap?yorum.

– Sana bunu kim söyledi?

– Beyiniz.

– 2. sebep ne?

– Ben sizden daha iyi yemek pi?iriyorum.

– Olamaz senin benden daha iyi pi?irdi?ini kim söyleyebilir?

– Beyiniz.

Evin han?m? patlarcas?na sorar

– 3. sebep neymi? ?

– Yatakta sizden daha marifetliymi?im.

– Bunu da m? kocam söyledi?

– Hay?r… Bunu bahç?van söyledi.

Ve böylece hizmetçi bütün istedi?i maa? art??lar?n? al?r.

Görgüsüz.

Görgüsüz bakan?n biri ?oförüyle bir toplant?ya giderken ?oföre sorar.

– Senle e?ek aras?ndaki fark nedir? ?oför dü?ünür dü?ünür.

– Bilmiyorum efendim. Nedir?

– E?e?e çü? deyince durur ?oföre dur deyince durur der ve kahkahay? bast?r?r.

Bu cevap ?oförün çok a??r?na gider. Bir müddet sonra bakana sorar.

– Bakanla e?ek aras?ndaki fark nedir?

Bakan dü?ünür dü?ünür bulamaz “Neymi??” diye sorar.

– Vallaha bende bi fark bulamad?m bakan?m der :)