Satürn ve Uranüs Tarzı

Merhabalar Dostlar,

Hepimizin başarı sözcüğü için atfettiğimiz farklı tanımlarımız var. Bu tanımlar bizlerin neye ve ne kadar değer verdiğimiz konusu ile son derece ilgili… Ancak günümüzde daha sorgulayan ve hayatın ilüzyonel yaklaşımlarına idrak gösteren insanlar olduğunu görmek beni çok mutlu ediyor. Tüm bunların çoğalarak, somut gerçeklere dönüşmesini ise giderek daha fazla görüp, yaşayacağımıza inanıyorum. İnsanoğlu daha fazla satın alarak, daha fazla kirleterek, daha fazla materyel peşinde koşarak aslında insan tarafını desteklemediğini  içsel olarak zaten biliyor. Artık “mutluluk” kavramını şartlara bağlamadan, mutlu olmayı öğrenebiliriz. Mutlu olmak için güzellik, zenginlik, başarı adına tariflediğimiz ağır standartlara uymak zorunda değiliz. Kendi “mutluluğumuz” adına önümüze koyduğumuz ağır şartlardan biri olan “başarı” ego ve sahip olma adına, tatmini olmayan sorumluluklar içerir. Yani; etiket yükseltmenin veya daha fazlasını kazanmanın sonu olmadığı için “başarı” kavramı da, bilinç düzeyinize göre  ilüzyonel oluyor. Halil Cibran şöyle der; “Nefsi doyurmak, deniz suyuyla susuzluk gidermeye benzer”

Her birimizin genel olarak transitlerini korku ile izlediği gezegen olmasına rağmen Satürn, aynı zamanda kalıcı başarıyı, emeklerin somut karşılığını ve statüyü temsil eder. Satürn transitleri bizim için zorludur. Çünkü göz yaşına bakmaz, fırsatlarla gelen kolay başarıyı temsil etmez. Satürn; öğrenilmiş, defalarca tekrar edilerek uygulanmış, sonuçları alınarak, incelenmiş bir bilgiyi temsil eder. Bu yüzden bilginin bilgelikle buluşması gerekir. Transit bulunduğu alanda ve burcun karakterine göre sizi mutlaka “adam eder” ayıptır söylemesi… Satürn Oğlak burcunu temsil eder ve aynı zamanda Kova burcunun klasik temsilcisidir. Satürn Oğlak ile bireysel özelliklerini gösterirken, topluma yayılan özellikleri Kova ile gösterir. Satürn gezegenler içinde fiziksel ve sembol olarak “sınıra” işaret  ederken Uranüs “sınır ötesinde olmaya” fiziksel ve sembolik  olarak işaret eder. 

Satürn ve Uranüs’ün başarı üzerine tarzlarını anlatmak içinse, çok büyük bir kolaylık yapmaya karar verdim. Satürn Tarzı için; Person of İnterest dizisinden “Harold Finch” ve Uranüs Tarzı içinse Fringe dizisinden “Walter Bishop” dan bahsedeceğim…

“Person of interest”  dizisini izlerken en çok düşündüklerimden biri , senaryo yazanlar karma ve astroloji üzerine kesin bilgi sahibi olmalılar şeklindeydi. Özellikle “Harold” tam bir Satürn insanı, başında olduğu sistem her şeyi ve herkesi görüyor. Muhtemel durumlar ortaya koyuyor ve bu durumlara göre herkes rolünü (Katil / Kurban gibi) iradesi ile ortaya koyuyor. Sistemi ise buna göre olumlu olandan yana çalıştırıyor ve koruyor. Yarattığı sisteme temas eden herkes büyük dönüşümler yaşıyor. Hiçbir zaman açık uç kalmıyor ve bir durum da tam gerçekleşmeyen adalet, mutlaka gelecekte nihayete eriyor. Harold Finch, dizide komuta dairesi insanı ve sağlam basan, ketum, büyük bedeller ödeyen ve olgunlukla bilgeliğin karışımı. Yapılması gerekeni ne olursa olsun yapıyor. Ancak karşısına çıkacak çoklu ihtimalleri ölçüp, biçen hazırlıklı yanları var. Basamak, basamak ve adım adım gidiyor. Tüm kaynaklarını hem insan, hem materyel üst düzey kullanabiliyor.

Uranüs tarzı başarı içinse; sevdiğim, örnek  dizi karakteri “Walter Bishop” Fringe’den, Walter zaten bir “sınırbilim” uzmanı olan çılgın bir bilim adamı… Dizide bu kadar zekaya tek evren yetmez deyip, paralel evrenler kurgulamışlar.  Uranüs tarzı,  ani şekilde ilhamlar alıyor ve hemen gerçekleştirmeye çalışıyor. Normalle pek işi yok. Dağınık ortam veya pijamayla çalışması gibi ayrıntılar hiç sorun değil. Kafasında fikri gerçeğe dönüştürürken çocukça zevk alıyor. Böyle bir kişiliğin uğraştığı sorunlar da tabii ki sıra dışı oluyor. Ancak kendisi de bu sorunlara beklenmedik çözümler yaratıyor. (Yani oğlunu tedavi ettirmek için zaman makinesi icat etmek gibi ne diyim yani?) Hep çocuk kalan ama aynı zamanda çok da hüzünlü bir karakter kendisi … Duygusal yanlarını kontrol etmek gibi bir derde sahip değil.  Ancak zihninde çok fazla yaşadığı için çevresindeki durumlara zor adapte olabiliyor. İnsanların isimlerini hatırlayamayıp, saçmalamak şeklinde davranışları var nitekim.

Yazımın son satırlarına ulaşan sizleri kutluyorum, yazmaya çalıştığım tarzların hangisine sahip olduğunuzu eminim düşünüp, ölçüp, biçtiniz. Hangisini daha yakın hissettiğiniz, aynı zamanda  çalışma tarzınız ve neticede sizi başarılara ulaştıracak tarzınız olacaktır.

Sevgiyle kalın

Birsen SUNGURAY

“Satürn ve Uranüs Tarzı” için 2 cevap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir